Gemi Kaynaklı Emisyonlar

Dünya ticaretinin %90'ının taşımacılığını yapan Uluslararası Denizcilik Endüstrisi, küresel ekonominin işleyebilmesi için hayati önem arz etmektedir. Deniz taşımacılığı olmadan, kıtalararası ticaret, dökme yük hammadde taşımacılığı, işlenmiş yiyecek ve eşyanın ithalat/ihracatı mümkün olamayacaktır. Bu kapsamda, IMO ve AB olarak; ilgili Uluslararası Sözleşmeler ve MARPOL Ek-VI "Gemilerden Kaynaklanan Hava Kirliliğini Önleme Kuralları" ile önlemler alındığı ve strateji hazırlama çalışmaları içinde bulunulduğu bilinmektedir. Emisyon Ticaret Şeması (Global ETS), Gemi Enerji Verimliliği Planı, gemiye özel Enerji Verimliliği Dizayn İndeksi değeri hesabı, kurallara uygunluk sonucunda gemilere Uluslararası Enerji Verimliliği Sertifikası düzenlenmesi gibi operasyonel ve piyasa bazlı yöntemler üzerinde çalışılmaktadır.

Hava kirliliği ve çevrenin korunmasına yönelik bir diğer önemli husus MARPOL Ek-VI (Gemilerden Kaynaklanan Hava Kirliliğini Önleme Kuralları)'nın, 400 GT üstü gemiler için 19.05.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasıdır. 2005 yılından bu yana gemilerden kaynaklanan emisyonların azaltılması için uygulanan bu kuralların daha da ağırlaştırılarak revize edilmesine karar verilmiştir. Ayrıca, çalışmaları hala IMO'da devam etmekte olan, sera etkisi yaratan gazların (GHG) azaltılması konusunun; KYOTO Protokolü'ne imza atan bir ülke olarak, yeni teknolojilerin ve kuralların filomuzda süratle uygulanmasını gerektireceği değerlendirilmektedir. Ayrıca, Gemilerin enerji verimliliğine yönelik yeni kurallar MEPC.203(62) ile eklenmiş ve bu bağlamda, yeni gemilerin 01.01.2013 ve sonrası için "Enerji Verimliği Dizayn İndeksi-EEDI ve 400 GT ve üzeri mevcut tüm gemiler için 01.01.2013 tarihinden itibaren "Gemi Enerji Verimliliği Yönetim Planı-SEEMP İşletim Planlarının, uluslararası sefer yapan gemilerde Ek-VI kapsamında bulundurulması zorunlu hale getirilmiştir. Keza "Uluslararası Enerji Verimliliği Sertifikası" (International Energy Efficiency Certificate-IEEC) düzenlenmesi gerektiği konuları hakkında, uygulamada sıkıntı yaşanmaması, yeni döneme hazırlıklı olunması açısından, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile koordineli olarak, "Gemi Kaynaklı Emisyonların Azaltılması" ile ilgili tüm üyelerimize eğitim ve seminerler verilmiştir.

En önemli sera etkisi yaratan gazlardan (GHG) biri olan Karbon(CO2) Emisyonu; Denizcilik sektörünün neden olduğu CO2 emisyonunu düşürmek amacıyla IMO'da, görüşmeler yapılmakta olup bununla birlikte CO2 emisyonu bakımından en avantajlı taşıma şeklinin denizyolları olduğu belirlenmiştir. Emisyon Ticaret Şeması-ETS (çevre vergileri, emisyon ticareti ve yeni gemiler için CO2 endeksi dahil olmak üzere sera gazı emisyonları ile ilgili operasyonel ve piyasa bazlı önlemler) gibi işlemler üzerinde çalışılmakta olup bu kapsamda, Piyasa Bazlı Önlemleri (Market Based Measures) görüşmek üzere bir Uzmanlar Grubu'nun oluşturulması ve konuyla ilgili Genel Esaslar (Terms of Reference-TOR) belirlenmesi hususu karar altına alınmış olup gelişmeler Odamızca yakından izlenmektedir. 

Gemilerden Kaynaklı Kükürt (SOx) Emisyonunun (Gemide kullanılan yakıt içindeki Kükürt-S oranı), küresel uygulamada; %4.5 (45.000 ppm) iken 01 Ocak 2012 tarihinden itibaren %3.5 (35.000 ppm) olduğu ve zamanla yakıttaki Kükürt (S) emisyonlarının azaltılarak, 01 Ocak 2020 tarihinden itibaren %0.5'e (5.000 ppm) düşürüleceği bilinmektedir.

Bu kapsamda, küresel uygulamalarda ve AB limanlarında olduğu gibi karasularımız dahilinde düşük sülfürlü yakıt uygulamasına ait "Bazı Akaryakıt Türlerindeki Kükürt Oranının Azaltılmasına İlişkin Yönetmelik" hakkında yaşanan sıkıntılara ilişkin bilgilendirmeler 30.07.2013 tarih ve 3055/49 sayılı Sirküler ile Sektöre duyurulmuştur. Ayrıca, AB Limanları ve ilan edilen Emisyon Kontrol Alanları için, bu bölgelere seyir yapan Türk Armatör Firmaları'nın, düşük sülfürlü yakıt bulundurmaları önem taşımaktadır. 

Emisyon Kontrol Alanlarında (ECA) ise, 01 Temmuz 2010 tarihinden itibaren halihazırda uygulanmakta olan fueloillerde %1.5 (15.000 ppm) Kükürt oranının %1.0 (10.000 ppm) olduğu ve          01 Ocak 2015 tarihinden itibaren %0.10'e (1.000 ppm) kadar düşürüldüğü görülmektedir. (Avrupa Limanlarında 01.01.2010 tarihinden itibaren; gemilerin limanda ve liman sınırları içinde demirde kaldıkları süre boyunca gemide kullanılan gasoil yakıtların içindeki S oranının %0.1 olması gerektiğinden, 01.01.2010'dan bu yana hiçbir AB limanında gemilerce kullanılan marine gasoilin içindeki kükürt oranı %0.1'i geçemeyeceği.) 

Ayrıca, Kuzey Amerika kıtası için, Alaska hariç ABD ve Kanada kıyılarından itibaren 200 deniz mili mesafeye kadar, bir Emisyon Kontrol Alanı (ECA) oluşturulmasına yönelik ABD tarafından sunulan öneri IMO MEPC' de onaylanmış olup yürürlüğe girmiştir. Bu bölgelere seyir yapan Türk Armatör Firmalarının düşük sülfürlü yakıt bulundurmaları açısından önem taşımakta olduğu değerlendirilmektedir.

 

Yeşil Liman

İklim değişikliği etkilerinin bertaraf edilebilmesi için, limanlarda düşük emisyonlu teknolojilerin kullanılmasının sürdürülebilir kalkınma ve kirlenmelerin önüne geçilebilmesi ve çevre açısından önemli olduğu bilinmekte olup "Yeşil Liman" çalışmalarına ilişkin limanların çevre duyarlılıklarının daha da arttırılması ve daha yeşil liman tesislerinin ülkeye kazandırılması için, Marpol Ek-VI kapsamında "Gemilere kıyıdan elektrik verecek sistemlerin limanlarımızda inşası" konusunda üyelere seminerler verilmiş olup konu yakından takip edilmektedir.

Dünyada bir birçok liman tesisi tarafından "Yeşil Liman" pr​​​​ojelerinin uygulandığı ve ülkemizin önde gelen liman tesislerinin beklenen hassasiyeti göstereceği, "Yeşil Liman" projesi kapsamında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nca şartları yerine getiren liman tesislerine "Yeşil Liman Sertifikası" verileceği sebebiyle limanların çevre duyarlılıklarının daha da arttırılması ve daha yeşil liman tesislerinin ülkeye kazandırılmasının gerekliliği çalışmaları uygun değerlendirilmektedir.



Ülkemizde, sera gazı (CO2, SOx, NOx, PM) emisyonları kontrolü ve azaltımına yönelik mevzuat çalışmaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı koordinasyonunda yapılmaktadır. 

Ekolojik Gemi​

Teknik ve operasyonel önlemler neticesinde dizayn, inşaat ve bakım-onarım aşamaları da dahil olmak üzere çevreci yaklaşımlarla faaliyet gösteren gemiler Ekolojik Gemi (Eko-Gemi) olarak adlandırılmaktadır.

MARPOL Ek-VI "Gemilerden Kaynaklanan Hava Kirliliğini Önleme Kuralları" gereğince uygulanması gereken emisyon azaltımı tedbirleri gemileri çevreye daha duyarlı hale getirmekte olup, söz konusu tedbirler;

-  Yakıt kalitesinin iyileştirilmesi ile SOx emisyonlarının azaltımı

-  Yanma sistemlerinin iyileştirilmesi ile NOx, emisyonlarının azaltımı

-  Enerji verimliliği tedbirleri ile CO2 emisyonlarının azaltımı olarak gruplandırılabilir.

SOx ve NOx  emisyonlarının azaltımı için yakıt kalitesi ve yanma sisteminin değiştirilmesi gibi teknik tedbirler alınması gerekirken, CO2 emisyonunun azaltımı için operasyonel önlemler alınması gerekmektedir.

CO2 emisyonun azaltımına yönelik operasyonel enerji tasarrufu için yapılabilecekler;

•  Trim optimizasyonu

•  Hava durumuna göre rota (weather routing) belirleme

•   Tekne temizliği (hull cleaning)

•   Pervane temizleme (propeller cleaning)

•   Pervane boyası (propeller painting)

•   Yenilenebilir enerji kullanımı

•   LNG yakıt kullanımı

•   Sahilden enerji (cold ironing) kullanımı

•   Pervane değişimi​​

​​​​​​​

İMEAK Deniz Ticaret Odası