Uluslararası sözleşmelerde, denize kasıtlı ya da ihmal sonucu atık ve kargo kalıntısı dahi boşaltılmasını yasaklayıcı tedbirler üzerinde çalışılmakta, kirliliğe yol açan tahliyelerin yapılması durumunda, geminin bayrağına bakılmaksızın ceza müeyyideleri uygulanmaktadır.

Kirletmenin tekrar vuku bulmaması, gelecekte de çevresel hasarlara yol açılmaması için, bio çeşitliliğe, suya, toprağa verebilecek zararları, çevresel taahhüt temeliyle onarılması adı altında korumaya alınması gerekmekte olup, Ülkemizde de bu hususlara Ulusal Mevzuatlarımız ile dikkat edilmektedir. 

2872 sayılı Çevre Kanunu 

Deniz kirliliği konusunda; Ulusal kanunumuz olan 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri kullanılmaktadır. Bu kanun gereğince kesilen cezalarda ise, verilecek İdari Para Cezasının miktarı, geminin grostonu ile çarpılmak suretiyle belirlenmekte, kirliliğin miktarına ve cinsine bakılmamaktadır. Diğer denizcilikte gelişmiş ülkelerde; bazı vakalarda ise cezaların verilmesinde, meydana gelen kirliliğin miktarı, cinsi, olayda kasıt olup olmadığı, kirletenin temizlemek için ihbarı ve tedbir alması gibi hususlar dikkate alınmaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, 2872 sayılı Çevre Yasasının 20 inci maddesinde yer alan para cezası miktarlarına istinaden hazırlanan "2872 Sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ 2014/1)" her yıl için düzenlenmekte olup Odamızca üyelerimize duyurulmaktadır. 2872 Sayılı Çevre Kanunu gereği; Md.8 Kirletme Yasağı, Md.11 Limanlarda Atık Kabul Tesislerinin Kurulması Yükümlülüğü, Md.12 Denetim Yetkisi, Md.20(ı) İdari Nitelikteki Çevre Cezaları, Md.24 Denetim Yetkisinin Devredilmesi hükümleri uygulanmaktadır. Ayrıca, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu Md7(i), Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Md23(b) bulunmaktadır.

Her zaman bahsettiğimiz üzere, Uluslar​arası sözleşmelerde, denizlerin kirletilmesi kesinlikle yasaktır. Ancak gemilerde meydana gelen atıkların boşaltılması, gemilerin güvenliğini tehlikeye sokmayacak, seferlerini gereksiz olarak aksatmayacak ya da gecikmesine izin vermeyecek şekilde olmalı ve bu atıkları alabilecek yeterli liman ve kıyı tesislerinde alma istasyonlarının bulunması gerekmektedir. 

Bu sebeple, MARPOL 73/78 Sözleşmesi ve AB mevzuatı paralelinde, gemilerden kaynaklanan atıkların deniz ortamına verilmesinin önlenmesi amacıyla; atıkların alınması, depolanması ve bertaraf tesislerine taşınmasına ilişkin usul ve esasları içeren "Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği" (26.12.2004 tarih ve 25682 sayılı R.G.) gelişen şartlar nedeniyle yeniden düzenlenmiştir ve üyelerimiz duyurulmuştur. 

5312​ Sayılı Kanun 

Deniz emniyeti, deniz kirliliğinin önlenmesi konusunda uluslararası hukuk ve iç hukuktan doğan hak ve yükümlülükleri de göz önünde bulundurularak "Deniz Çevresinin Petrol Ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale Ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun" (Kanun No: 5312) hazırlanmıştır. Kanuna ait Uygulama Yönetmeliği "Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanunun Uygulama Yönetmeliği" ile de; kanun hükümlerinin etkin olarak uygulanmasını sağlayacak prensipler ve uygulamaya yönelik alınacak tedbirler, Kanun'da belirtilen hususlarda yetki, görev ve sorumlulukları uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemektedir. Bu Yönetmelik ile acil müdahale birimi, acil müdahale merkezleri, acil müdahale plânı, gemilerin bildirim yükümlülükleri kirlenme olaylarının bildirimi hazırlanacaktır. Kıyı Tesisi, Bölgesel, Ulusal ve Uluslararası Acil Müdahale Planlarıdır.



İMEAK Deniz Ticaret Odası