Atina’da ‘Yeşil’ Gemi Teknolojileri Etkinliği düzenleniyor

16.08.2017

​28-29 Kasım 2017 tarihlerinde Atina, Yunanistan'da "International Green Shipping and Technology Summit" etkinliği düzenlenecek ve denizcilik sektörünün önde gelen kuruluş ve temsilcileri tarafından "Denizcilikte Yeşil Yaklaşım", "Gemi İnşa", "Gemi Söküm Tesisleri ve Limanların Yeşil Teknoloji Uygulamalarındaki Önemi" gibi başlıklar altında sunumlar yapılacaktır.

 

Organizasyon şirketi Future Approach tarafından etkinliğe katılmak isteyen üyelerimize % 20 oranında indirim sağlanacağı bildirilmiştir.

 

Etkinliğe kayıt yaptırmak için emily@futureapproach.com e-posta adresine ekteki kayıt formlarından size uygun olanı doldurup göndermeniz gerekmektedir.

 

E-postanızın konu kısmına "Promo Code on the Subject Line of Email" yazarak üye indiriminden faydalanabilirsiniz.


Detaylı Bilgi

ASEF’in IMO danışmanı olarak statüsü onaylandı

14.08.2017

​Japonya merkezli Aktif Gemi İnşa Uzmanları Federasyonu (ASEF)'nun Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından danışman statüsüne getirilmesinin ardından, Asya'daki gemi tersaneleri, gemi inşayla ilgili IMO kılavuz ve kurallarında daha etkin rol oynamaya hazırlanıyor.

 

ASEF'in IMO bünyesindeki sivil toplum örgütleri arasına katılması, IMO'nun Temmuz ayı sonundaki konsey toplantısında gerçekleşti.

 

ASEF üyeleri arasında gemi inşa sanayiinde dünyanın en büyük tersanelerini işleten Japonya, Güney Kore, Çin ve Türkiye gibi ülkeler bulunuyor.

 

Tüm yeni inşaların %90'ından fazlası ASEF üyesi ülkelerde gerçekleştiği için Konsey, Federasyon'un tam anlamıyla uluslararası bir niteliğe sahip olduğuna ve bu yüzden IMO'ya danışmanlık yapabileceğine karar verdi.

 

ASEF yeni statüsüyle çalışma gruplarının toplantılarına gözlemci olarak katılabileceği gibi komitelere fikir ve önerilerini dile getiren metinler de sunabilecek.

 

Federasyon, güvenlikle ilgili konularda katkı sağlamayı hedefleyerek IMO'nun yeni kabul ettiği 'hedef temelli standartlar' stratejisi kapsamındaki gemi inşa kurallarının belirlenmesinde söz sahibi olmak istiyor.

 

ASEF'in ilgilendiği diğer konular arasında gemiler için yeni verimlilik standartları ile gemi tasarımıyla karbon emisyonlarının azaltılması yer alıyor.

Tersaneler ayrıca fikri mülkiyetin korunması noktasında siber güvenlik tehditlerinin önlenmesine de önem veriyor.

 

Öte yandan, Asya merkezli tersanelerin katılacağı IMO çalışmaları sakin geçmeyebilir. Gemi inşacılar ve gemi sahiplerinin yapım standartları hakkındaki farklı görüşleri hararetli tartışmalara neden olabilir.

 

 

Kaynak: Adam Corbett'in 04.07.2017 tarihli TradeWinds'te yayımlanan haberi.


Detaylı Bilgi

Piri Reis Üniversitesi Gemisi Eğitimde

14.08.2017

​Piri Reis Üniversitesi gemisi 13.08.2017 Pazar günü saat 22.00'de Trabzon limanında hareket etmiş olup 14.08.2017 Pazartesi günü saat 09.30'da Giresun Limanı'na demirlemiş olup 15.08.2017 Salı günü saat 12.00'da Giresun Limanından kalkacaktır.


 


Detaylı Bilgi

Emisyon İzleme Planı için son tarih belirlenmekte

09.08.2017

Armatörler; AB izleme, raporlama ve doğrulama (Monitoring, Reporting and Verification-MRV) ile ilgili emisyon izleme planı teslim tarihine uymak için acele etmeleri gerektiği ile ilgili uyarılmaktadır.

Planlar bu ayın sonunda sunulmalı ve armatörler yakıt tüketimi ile karbon emisyonlarını Ocak ayı itibariyle kayıt altına almaya başlamak için hazırlıklı olmalıdır.

Son teslim tarihinin belirlenmesiyle birlikte Uluslararası Deniz Ticaret Odası (International Chamber of Shipping-ICS), üyelerinin tüzüğe uyumunu sağlamak ve planların gerektirdikleri ile ilgili farkındalığı arttırmak amacıyla bir kılavuz yayınlamıştır.

Son teslim tarihi Ağustos ayı bitiminde

ICS: "En yakın termin 31 Ağustos. Tüm üyelerimize, kendilerine üye şirketlerin MRV tüzüğünde ayrıntılı olarak bahsedilen kapsamda yer alan veya yer alacak olan gemilerinin her biri için izleme planlarını, doğrulayıcı kuruluşlara bu tarihe kadar sunmalarının önemine dikkat çekmeleri tavsiye edilmektedir." diye belirtmiştir.

AB planının, Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (International Maritime Organization-IMO) gemi emisyonlarını da izleyen veri toplama sisteminden (Data Collection Scheme-DCS) epeyce farklılık göstermesi gemi sahiplerine yeni sorunlar doğurmaktadır.

DCS bölgeselden ziyade küresel ölçekte bir izleme gerektirmekte olup, AB planından sonra yürürlüğe girecektir. ICS kılavuzu iki plan arasındaki farklılıkların can alıcı noktalarını özetlemektedir.

ICS, armatörlerin şimdilik her ikisini de uygulamak zorunda kalacakları bu planların birleştirilmesi için çaba sarf etmekte olduğunu belirtmekte olup; "Avrupa Komisyonu MRV tüzüğünü, IMO veri toplama sistemiyle uyumlaştırma potansiyelini değerlendirerek tekrar gözden geçirmektedir. Sonuç belirsiz de olsa en azından bir süreliğine iki plan birçok farklı gerekliliklerle yürürlükte olacaktır." diye ifade etmiştir.

Kaynak: TradeWinds (08.08.2017)


Detaylı Bilgi

Uzmanlar uyarıyor: Bu durum devam ederse Paris Anlaşması’nın gerçekleşme şansı sadece %5

07.08.2017

Uzmanlar yüzyılın sonunda Dünya'nın iki derece ısınmasının önüne geçme şansımızın sadece %5 olduğunu belirtiyor. Ekonomik büyüme, sera gazı salımı ve nüfus artışındaki küresel eğilimler, Paris İklim Anlaşması ile hedeflenen 2 derecelik ısınma limitinin başarılı olma şansını oldukça zorluyor.

195 ülke tarafından imzalanan Paris Anlaşması, küresel ısınmayı sanayi devriminden önceki değerlere göre 2 derecenin oldukça altında tutmayı hedefliyor, hatta 1,5 dereceyi asıl hedef olarak kabul ediyordu. Yeni veriler iklim değişikliğinin 1,5 derecelik bir ısınmaya yol açma riskinin %99 olduğunu gösteriyor.

Washington Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırma, sera gazlarının sıcaklığı etkileme olasılığına değil, 50 yıllık nüfus artışı, gayri safi yurt içi hasıla ve 1 dolarlık ekonomik işlem başına düşen karbondioksit salımını ölçen karbon yoğunluğunu baz alıyor. Yapılan çalışma 2100 yılında küresel ısınmanın %90 oranında 2 ile 4,9 derece arasında olmasını bekliyor. Bu analiz özellikle karbon yoğunluğunun belirleyici bir faktör olacağını öne sürüyor.

Teknolojik gelişmelerin bu yüzyıl içerisinde, özellikle Çin ve Hindistan başta olmak üzere, karbon yoğunluğunu %90 oranında azaltması bekleniyor. Ama bu değişimin 2 derecelik ısınmanın önüne geçemeyeceği düşünülüyor.

Her ne kadar nüfus artışı daha büyük bir problem olarak gözükse de, araştırma 2100 yılında 11 milyar olacak dünya nüfusunun ağırlıklı olarak sera gazı salımına çok büyük bir etkisi olmayan Sahra Altı Afrika ülkelerinde olacağını belirtiyor. Bu yüzden nüfus artışının etkisinin karbon yoğunluğu kadar etkili olacağı düşünülmüyor.

Aslında Paris Anlaşması sırasında bile 2 derecelik ısınma sınırının olası olmadığını uzmanlar belirtse de, asıl umudun düzenli olarak yenilenecek taahhütler olduğu belirtilmişti. Ama özellikle Donald Trump liderliğindeki ABD'nin Paris Anlaşması'ndan çıkması kamuoyunun umudu kaybetmesine sebebiyet verdi.

Araştırma, ülkelerin taahhütleri yerine teknolojik gelişmelerin %5'lik şansımızı dramatik olarak değiştirebileceğini kabul etse de, son 50 yıldaki bilgi teknolojisi, robotik, hibrit ve yakıt verimi teknolojilerinin karbon yoğunluğunu sadece %2 oranında azalttığını belirtiyor.

Bununla beraber araştırmayı eleştirenler de var. Teksas A&M Üniversitesi'nde iklim değişikliği üzerine çalışan Andrew Dessler, araştırmanın sonuçlarını mantıklı bulsa da, gelecekteki sıcaklık artışlarının kesin olarak tahmin edilemeyeceğini savunuyor. Dessler, 2 veya 1,5 derecelik küresel ısınmanın artık gerçekleşeceğini kabul etmekle beraber, yarın bir bilim insanının alternatif bir teknoloji geliştirme şansının da olası olduğunu kabul etmemiz gerektiğini belirtiyor. Dessler'a göre ozon tabakası ve asit yağmurlarına karşı geliştirilen uluslararası yaptırımlar gibi, hızla masrafları düşen yenilenebilir enerji kaynakları da karbon yoğunluğunu düşündüğümüzden daha hızlı etkileyecek.

Kaynak: http://www.yesilist.com/


Detaylı Bilgi

Büyük Set Resifi artık kurtarılamayabilir

07.08.2017

Küresel ısınmanın etkilerinin en açık biçimde görülebileceği Avustralya kıyılarındaki Büyük Set Resifi (Great Barrier Reef), bir grup uzmanın iddialarına göre "inanılmaz bir hızda" değişen iklimler yüzünden artık geri dönüşü olmayan bir hale geldi. Uzmanlar, UNESCO tarafından Dünya Mirası Sit Alanı olarak kabul edilen resifi kurtarmaya çalışmak yerine resifin ekolojik işlevinin korunması için önlemler alınması gerektiğini söylüyor.

Dünya üzerindeki mercanlarda olduğu gibi, 2016 yılında incelenen resiflerin yüzde 95'inde okyanusların ısınması yüzünden beyazlama görüldü. Resif poliplerinin kendi dokularında yaşayan algleri (mercan kayalıklarına renklerini veren su yosunları) dışarı atmasıyla oluşan beyazlama her zaman tehlikeli olmasa da, yapılan bir araştırmaya göre şu ana kadar kaydedilen en büyük toplu mercan ölümü geçen yıl Büyük Set Resifi'nde gerçekleşti. Resif, sekiz-dokuz aylık bir süreçte 700 kilometrelik bir alanda yaşayan sığ su mercanlarının yüzde 67'sini kaybetti.

Resifin mevcut durumunu iyileştirmek üzere Avustralya hükümeti tarafından kurulan komisyondaki uzmanlar, resifin hızla kötüye giden ekolojik işlevinin korunması için önlemler alınması gerektiğini söylüyor. Komisyon geçtiğimiz günlerde yayınladığı açıklamada resifin karşı karşıya olduğu durumun ciddiyetinde uzmanların hemfikir olduğunu ve 2016'dan beri devam eden beyazlamanın resifi temelden değiştirdiğini söylüyor: "Resifin ve sayesinde var olan toplulukların ve iş kollarının geleceğiyle ilgili büyük endişe içindeyiz; fakat onun ekolojik işlevini korumaya dair hala umudumuz var. Bu da resif ekosisteminin yaşamına bir bütün olarak devam etmesi için gerekli olan ekolojik süreçleri dengelemek anlamına geliyor."

Uzmanların söylediğine göre, Büyük Set Resifi'nin azımsanamayacak bir bölümü ve çevresindeki ekosistemler acil bir önlem alınmadığı takdirde geri dönüşü olmayan zararlar görebilir. Bunu önlemek için ise sera gazı salınımının olabildiğince azaltılması ve resifin direncinin artırılması için çalışmalar yapılması tavsiye ediliyor. Açıklamanın devamında "Sera gazı salınımının azaltılmasının yanı sıra Büyük Set Resifi'ni oluşturan mercanların ve diğer ekosistemlerin direncinin artırılması için büyük çaba harcamalıyız. En önemli hedefimiz ise resifin sağladığı yararların korunup devam ettirilmesi olmalıdır" deniyor.

Kaynak: https://gaiadergi.com/


Detaylı Bilgi

2016 Uluslararası Denizcilik Ödülü’nün sahibi IMO eski Genel Sekreteri Koji Sekimizu oldu

07.08.2017

​Uluslararası Denizcilik Örgütü IMO tarafından her yıl Örgüt'ün hedef ve çalışmalarına en önemli katkıyı sağlayan kişiye veya organizasyona verilen Uluslararası Denizcilik Ödülü için bu sene eski IMO Genel Sekreteri Koji Sekimizu seçildi.

Konsey, ödülü Sekimizu'ya vermesinin gerekçesi olarak genel sekreterlik görevi sırasındaki (2012-2016) başarılı yönetimini gösterdi. Ayrıca, kendisinin tüm denizcilik dünyası için değerli katkıları olduğunu belirtti.

Japonya Hükümeti ise ödüle aday gösterdiği Koji Sekimizu'nun denizde can güvenliğini sağlamaya ve deniz çevresini korumaya adanmış bir yaşam sürdürdüğünü ifade etti ve genel sekreterliği boyunca sergilediği üstün performansı takdir etti.

'IMO Üyesi Devletleri Denetleme Planı' için yapılan yasal ve zorunlu değişiklikler, Kutup Kodu ve balıkçı teknelerinin güvenliğini arttırmaya yönelik Cape Town Sözleşmesi gibi birçok önemli belgenin kabul edilmesi Sekimizu'nun genel sekreterliği sırasında gerçekleşti.

Ayrıca, Sekimizu, gemilerden kaynaklı hava kirliliğinin ve sera gazı emisyonlarının azaltılması ve deniz haydutluğuna karşı etkili bir mücadele yürütmek için Cibuti Bölgesel Eğitim Merkezi'nin kurulması çalışmalarında da büyük bir rol üstlendi.

Eğitimi ihmal etmeyen eski genel sekreter Örgüt'ün eğitim kurumlarının daha iyi yönetilmesi ve kapasitelerinin arttırılması için çalıştı ve Dünya Denizcilik Üniversitesi (World Maritime University)'nin ekonomik açıdan daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını hedefledi. 

Koji Sekimizu'ya ödülünün Kasım ayındaki otuzuncu IMO Meclis Toplantısı sırasında düzenlenecek bir törende takdim edileceği duyuruldu.

 

 

Kaynak: IMO basın duyurusu.

http://www.imo.org/en/MediaCentre/PressBriefings/Pages/19-IMPSekimizu.aspx


Detaylı Bilgi

IMO kutup çevresindeki arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili yeni bir video yayınladı

04.08.2017

​Uluslararası Denizcilik Örgütü IMO, kutup çevresiyle ilgili çalışmalarının bir parçası olarak bir dizi video hazırlamayı kararlaştırmış, bunlardan Kutup Kodu hakkında genel bilgi veren birinci video Mayıs ayında yayınlanmıştı. Birkaç gün önce yayınlanan ikinci IMO videosu ise kutup çevresinde arama kurtarma çalışmalarını ele alıyor.

 

Videoda da vurgulandığı gibi, deniz altyapısının yetersizliği zorlu çevre şartlarıyla birleştiği için Arktik ve Antarktika Bölgeleri'ndeki acil durumlara daha hızlı ve etkin bir müdahale gerekiyor. Gemilerin hareketlerini izlemede kullanılan telsiz ve uydu haberleşme sistemlerinin yetersiz kalması bir başka sorun.

Videoda ayrıca 'Denizde Arama Kurtarma için Uluslararası Sözleşme' (SAR) hakkında açıklamalar yer alıyor. 1979'da kabul edilen bu Sözleşme, ülkeleri belirli arama kurtarma bölgeleriyle sorumlu kılarak bu ülkelerin Küresel Arama Kurtarma Planı oluşturmalarını sağlamaktadır. Sözleşme kapsamında, tüm dünya denizleri için kurtarma çalışmaları yürüten koordinasyon merkezleri ve alt-merkezleri kurulmuştur.

Video aşağıdaki bağlantıdan izlenebilir:

https://www.youtube.com/watch?v=N_gs9wgaHQo&feature=youtu.be

Örgüt'ün ilk yayımladığı videoya ise aşağıdaki bağlantıdan erişilebilir:

https://www.youtube.com/watch?v=X_x2_RTUiGM&feature=youtu.be

 

Kaynak: IMO internet sitesi.


Detaylı Bilgi

Türkiye’nin ilk yüzer Güneş Enerji Santrali

03.08.2017

İstanbul Enerji, İSKİ ile birlikte Türkiye'deki ilk Yüzer Güneş Enerji Santralini Büyükçekmece Gölü üzerinde devreye aldı.

Yüzer Güneş Enerji Santralinin amacı; büyüyen şehirdeki artan enerji ihtiyacını karşılamak için geniş yüzey alanına sahip olan su havzalarının ve barajların şehrin elektrik üretimine katkıda bulunmasını sağlamaktır. İstanbul'a temiz su sağlayan kaynaklardan biri olan Büyükçekmece Gölü üzerine uygulanan Yüzer Güneş Enerji Santrali, Türkiye'de ilk kez uygulanan bir sistem olma özelliğini taşımaktadır. Bu uygulamada enerji verimliliğine katkı sağlaması ve yenilebilir kaynaklardan enerji üretiminin payının arttırılması hedeflenmektedir.

Santralde 960 adet 260W gücünde polikristal fotovoltaik panel kullanılmıştır. Panel ve diğer malzemelerin seçiminde korozyona karşı dayanımlı ürünler tercih edilerek santral ömrünün uzatılması hedeflenmiştir. Tesis kurulumunun tamamlanmasının ardından başlanan AR-GE çalışmaları 12 ay sürecince devam edecek olup, yüzdürücü sistemlerin enerji üretimi, su kalitesi, ekosistem üzerine etkileri (su canlıları, yosun oluşumu vb.) karşılaştırmalı olarak izlenecektir. Büyükçekmece Gölü üzerine kurulu Yüzer GES her sene 180 ton CO2 salınımını engelleyecektir.

Kaynak: http://www.enerji.istanbul/


Detaylı Bilgi

Türkiye'nin ilk batimetrik ölçüm yapan insansız deniz aracı.

02.08.2017

​Nehir, göl ve denizlerde uydu bağlantısı ile derinlik ölçümü yapan Türkiye'nin ilk insansız deniz aracı İzmir'de geliştirildi.

Ergonomi, iş sağlığı / güvenliği ve insansız deniz araçları konularında ArGe çalışmaları yapan Koltana Ergonomi ArGe Merkezi, geliştirdiği yeni insansız deniz aracı ile Harita Mühendislerinin işlerini daha etkin, kolay ve güvenli yapmalarını sağlayacak.

Haritacılık firmaları nehir, göl ve denizlerde derinlik ölçümü yaparak su üstü inşaatlar veya bilimsel araştırmalar için veri toplarlar. Bu işlemi gerekli elektronik cihazlarını yerleştirdikleri özel bir bot veya tekneye bizzat binerek yapmaktadırlar. Nehirlerde bu ölçümler,  nehrin doğduğu yerden döküldüğü yere kadar belirli aralıklarla nehrin  karşı yakasına kadar botla gidip gelerek yapılmaktadır. Her seferinde bot veya tekne karadaki araçtan nehre atılmakta ve tekrar araca yüklenmektedir. Çalışanlar tekrarlayıcı ve zorlayıcı hareketler nedeniyle kas iskelet sistemi hastalıkları yanında nehirlerde oluşabilecek düşme, alabora olma, boğulma vb iş kazası risklerine maruz kalabilmektedirler.

Koltana Ergonomi ArGe Merkezi'nin kurucusu Dr. Altan KOLTAN, Ankara merkezli ESBA Haritacılık firması için geliştirdikleri insansız deniz aracını, sert akıntılı sulara dayanıklı olabilmesi için üç beygir gücünde tasarladıklarını ve Harita Mühendislerinin işlerinin çok daha hızlı ve güvenli olacağını belirtmektedir.

Kaynak: Koltana Ergonomi ArGe Merkezi


Detaylı Bilgi
12345678910...
İMEAK Deniz Ticaret Odası