Ocak 2017

Gaz yakıtlı gemiler için yeni IMO Kodu yürürlükte

01/01/2017

"Gaz veya Düşük Parlama Noktalı Diğer Yakıtları Kullanan Gemilerin Güvenliği için Uluslararası Kod (International Code of Safety for Ships using Gases or Other Low-flashpoint Fuels – IGF Code)", 1 Ocak 2017 tarihinde söz konusu gemilerde çalışan denizcilerin eğitimine yönelik birtakım yeni koşullar getirerek yürürlüğe girdi.

LNG.jpg

Koda konu olan yakıtlardan yayılan kükürt oksit veya katı parçacık miktarı son derece az olmasına rağmen yakıtların kullanımından kaynaklanan belli başlı güvenlik riskleri bulunuyor. Gemileri, mürettebatı ve çevreyi ilgilendiren bu risklerin Kod'la birlikte en aza indirilmesi amaçlanmaktadır.

IGF Kod öncelikli olarak sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) gibi düşük parlama noktalı yakıt kullanan ekipman ve sistemlerin tasarımı, tesisi, kontrolü ve izlenmesiyle ilgili kurallar içermektedir. Bu kurallara uyulması "Denizde Can Güvenliği Uluslararası Sözleşmesi (SOLAS)"ndeki yasal değişikliklerle zorunlu hale getirilmiştir.

SOLAS bölüm II-1'de, "Bölüm F: Alternatif tasarım ve düzenlemeler (Alternative design and arrangements)" ile yeni eklenen "Bölüm G: Düşük parlama noktalı yakıt kullanan gemiler (Ships using low-flashpoint fuels)" olmak üzere iki temel değişiklik yapılmıştır. Bunların dışında, bölüm II-2 ve Ek (Sertifikalar) üzerindeki değişiklikler de yürürlüğe girmiştir.

Ayrıca, "Gemi Adamlarının Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Tutma Standartları Hakkındaki Uluslararası Sözleşme (STCW)"de de bir takım değişiklikler yapılarak IGF Kodu'nu uygulamakla zorunlu gemilerdeki mürettebatın eğitimi ve nitelikleri için asgari koşullar belirlenmiştir.

 

Zorunlu IMO Kutup Kodu kapsamlı içeriğiyle yürürlüğe girdi

01/01/2017

Kuzey ve Güney Kutup sularında seyreden gemiler için hazırlanan ve kutup çevresi ile denizcilerin ve yolcuların güvenliğini sağlamayı amaçlayan zorunlu "Kutup Kodu" 1 Ocak 2017'de yürürlüğe girdi.

Kuzey ve Güney Kutup Bölgeleri'nde çalışan gemiler bu çevreye özgü birçok riskle karşı karşıyadır. Hava koşullarının elverişsizliği ile haritaların, haberleşme sistemlerinin ve diğer seyir yardımcılarının yeterli nitelikte olmayışı denizciler için ciddi tehlike yaratır. Bölgeye ulaşımın zor olması, kurtarma ve temizleme çalışmalarını hem geciktirmekte hem maliyetleri yükseltmektedir.

Polar Code.jpgBölüm I-A ile bölüm II-A'da sırasıyla güvenlik ve çevre hakkındaki zorunlu tedbirler, bölüm I-B ve II- B'de ise tavsiye niteliğinde maddeler bulunmaktadır. Güvenlikle ilgili hükümler 1 Ocak 2017 tarihinden sonra inşa edilen gemiler için uygulanacaktır. Bu tarihten önce yapılmış gemiler, 1 Ocak 2018'ten sonraki ilk ara dönem veya yenileme sörveylerinde (daha önce gerçekleşen dikkate alınacaktır) söz konusu hükümleri yerine getirmekle yükümlüdür. Çevresel hükümler ise yeni veya eski bütün gemiler için uygulanacaktır. Kuzey ve Güney Kutup Bölgeleri'nde tanımlanmış alanlarda taşımacılık yapacak gemilerin Kod gereği Kutup Gemisi Sertifikası (Polar Ship Certificate)'na başvurması gerekiyor. Gemilerin fiziksel özellikleri ve ticaret yaptıkları suların durumuna göre A, B ve C kategorilerinde sertifikalar verilecektir.

Kutup sularında çalışan kaptan ve güverte zabitlerinin eğitimini ve niteliklerini belirleyen asgari koşullar, "Gemi Adamlarının Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Tutma Standartları Hakkındaki Uluslararası Sözleşme (STCW)" ve ilgili "STCW Kodu" kapsamında 1 Temmuz 2018 tarihinden itibaren zorunlu olacaktır.

 

IMO Genel Sekreteri AB'nin sera gazı emisyonları hakkındaki kararını eleştirdi

09.01.2017

IMO Genel Sekreteri Kitack Lim, Avrupa Parlamentosu'nun uluslararası deniz taşımacılığını Avrupa Birliği Karbon Ticareti Sistemi (ETS – Emissions Trading System)'ne dâhil etme kararından sonra Avrupalı yetkililere resmi bir mektup yazdı.

Mektubunda, bu kararın uygulanmasının gemilerden kaynaklı sera gazlarını azaltmaya yönelik çabaları son derece olumsuz etkileyeceğini savunan Lim şunları kaydetti: "Deniz taşımacılığından kaynaklanan emisyonlarda AB-ETS sisteminin uygulanması yönündeki kararın zamansız olduğundan ve IMO'nun sera gazlarını azaltmak için şimdiye kadar yaptığı çalışmalara zarar vereceğinden endişeliyim."

Avrupa Parlamentosu Çevre Komitesi'nin 16 Aralık 2016 tarihinde aldığı bu kararda, sera gazı emisyonlarını küresel çapta azaltmak için IMO tarafından 2021 yılına kadar başka bir küresel önlem belirlenmezse, deniz taşımacılığının 2023'ten itibaren AB-ETS sistemine dâhil edileceği ifade ediliyor.

IMO, 2011'de tüm sektör için zorunlu enerji verimliliği tedbirleri kabul eden ilk uluslararası kuruluş niteliği kazanmıştır. Ekim 2016'da ise gemilerin kullandığı yakıtlarla ilgili veri toplanmasına izin verecek küresel bir sistem kabul etmiştir. Sistem ile birlikte tamamlayıcı bir yol haritası, AB Devletleri'nin de dâhil olduğu IMO Üye Ülkeleri tarafından oybirliğiyle kabul edildi.

"Bütün ülkelerin birlikte hareket ettiği bu türden bir siyasi işbirliği, hiç kimsenin küresel topluluğun dışında kalmaması için çok önemlidir," diyen Kitack Lim ekliyor: "Bölgesel veya tek taraflı alınmış bir karar, sera gazı emisyonlarını azaltmak için uluslararası platformda gösterilen çabaya zarar verir ve Paris Anlaşması'nın küresel hedefleriyle uyuşmazlık gösterir."

 

Yeni Zelanda BWM Sözleşmesi'ni kabul etti

09/01/2017

Gemilerin balast sularında taşınan ve deniz çevresi için tehlike oluşturan potansiyel olarak istilacı türlere karşı tedbir ve kuralların belirlendiği IMO Balast Suyu Yönetimi (BWM) Sözleşmesi'ni en son kabul eden ülke Yeni Zelanda oldu.

Sözleşme 8 Eylül 2017'de yürürlüğe girecek olup bu tarihten sonra gemilerde arıtma sistemleri ve birtakım uygulamalar aracılığıyla etkili bir balast suyu yönetimi sağlanacaktır.

Yeni Zelanda'nın sözleşmeye taraf olmasından birkaç gün sonra (12-13 Ocak 2017) IMO'nun Londra'daki merkezinde 6. Balast Suyu Teknoloji Konferansı gerçekleşti. Toplantının açılış konuşmasını yapan IMO Genel Sekreteri Kitack Lim, gemilerle taşınarak deniz çevresini on yıllardır tehdit eden istilacı türlerin yarattığı sorunları çözmede üstleneceği rolden dolayı BWM Sözleşmesi'nin çok önemli olduğunu vurguladı. Sözleşmeyle birlikte gemilerde balast suyu yönetimi için anlaşılır standartlar getirileceğini ve uygulamaların daha sürdürülebilir bir gelecek için sektör tarafından benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

 

2017 Dünya Denizcilik Günü Teması resmen ilan edildi

18.01.2017

IMO, 2017 Dünya Denizcilik Günü temasını "Gemiler, limanlar ve insanlar birbirine bağlıdır" olarak belirledi ve Genel Sekreter Kitack Lim yeni yılın ilk günlerinde bu temayı resmi olarak duyurdu.

Lim, "Denizcilik alanındaki gelişmelerin tüm sektörlerin 'birlikteliğiyle' kaydedilmesinin önemini yıl boyunca vurgulayacağız. Serbest ve başarılı ticaret faaliyetleri için gemi ve limanların ötesine geçmek durumundayız," dedi. 

 2017 world maritime day.jpg

 Lim, 2017 temasının deniz taşımacılığını güvenli ve verimli bir şekilde sürdürmek ve geliştirmek için limanlar ile gemiler arasındaki mevcut işbirliği üzerine düşünme fırsatı sunacağını ifade etti. Hükümetlerin desteğindeki bir liman sektörü ve daha verimli uygulamaları olan deniz taşımacılığının nihai olarak küresel istikrara ve sürdürülebilir kalkınmaya, dolayısıyla insanlığın refahına büyük katkı sağlayacağını söyledi.

 

MLC Sözleşmesi kapsamındaki yeni düzenlemeler IMO tarafından memnuniyetle karşılandı

18.01.2017

Denizcilik Çalışma Sözleşmesi (MLC 2006)'ne mali konularda getirilen birtakım değişiklikler 18 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girdi. Gemi sahipleri, yeni düzenlemelerle birlikte gemilerinde çalışan mürettebatı 'gemide terk edilme, ölüm veya uzun süreli sakatlık' durumlarına karşı güvence altına almakla yükümlü tutuluyor.

Kitack Lim bu gelişmeyle ilgili yaptığı açıklamada, "Gemi adamlarının ve ailelerinin güvenliğini arttırmak üzere getirilen yeni düzenlemeler, IMO ile ILO arasındaki işbirliğinin bir başarısıdır. Bu değişikliklerin, hepsi IMO'nun üye ülkesi olan MLC Sözleşmesi tarafları için 18 Ocak 2017 itibariyle yürürlüğe girmiş olmasından çok memnunum," dedi. Lim, MLC Sözleşmesi'nin önemini ise şu sözleriyle vurguladı: "Denizciliğe yönelik en önemli sözleşmeler arasında IMO'nun güvenlikle ilgili üç sözleşmesinden –SOLAS, MARPOL ve STCW–* sonra dördüncü ayağı MLC'nin oluşturduğu düşünülmektedir."

Gemi sahipleri, MLC 2014 değişiklerinin yürürlüğe girmesiyle mali güvence tedarikçileri tarafından kendilerine verilen yasal bir delil belgesini gemilerinde bulundurmakla sorumlu tutulmuştur.

*SOLAS:      International Convention for the Safety of Life at Sea / Denizde Can Güvenliği Uluslararası

                      Sözleşmesi, 1974

  MARPOL: International Convention for the Prevention of Pollution from Ships / Denizlerin Gemiler   

                     Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşme (1973/78)

  STCW:      International Convention on Standards of Training, Certification and Watchkeeping for               

                     Seafarers / Gemiadamlarının Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Tutma Standartları

                     Hakkındaki Uluslararası Sözleşme (1978)

 

Maden atıkları raporu: Araştırılmaya ihtiyaç duyulan konular var

20/01/2017

gesamp.jpg

Deniz Çevresini Bilimsel Yollarla Koruma Uzmanları Ortak Grubu (GESAMP), 2015 yılında Peru'da düzenlenen uluslararası bir atölye çalışmasının bulguları üzerine çalışarak maden atıklarının deniz çevresine olan etkileriyle ilgili bir rapor hazırladı. Rapor, maden atıklarının özellikle 20 - 80 metre derinliğinde denizlere etkilerini ve bunların kısa ve uzun vadede deniz çevresi ile deniz kaynaklarını kullanan canlılar üzerindeki sonuçlarını araştırılması gereken konular arasında belirledi.

1969 yılında Birleşmiş Milletler'in tavsiye organlarından biri olarak IMO Sekreteryası altında kurulan GESAMP, Peru'daki atölye çalışmasının ardından bir çalışma grubu oluşturmuş ve deniz çevresine boşaltılan maden atıklarının etkilerini değerlendirmeye başlamıştır.

GESAMP tarafından yayımlanan rapor ve çalışmalar GESAMP'ın internet sitesinden ücretsiz olarak indirilebilir: http://www.gesamp.org/publications

 

'Arctic Frontiers' Konferası'nda Kutup Kodu anlatıldı

23/01/2017

 IMO Genel Sekreteri Kitack Lim, kutup sularında taşımacılık yapan gemiler için Kutup Kodu'yla birlikte kabul edilen yeni düzenlemeleri 'Arctic Frontiers'(Kuzey Kutup Sınır Bölgeleri) Konferansı'nda anlattı.

Taşımacılık faaliyetleri her iki kutup bölgesinde de artış gösterirken, kutup çevresinin korunması ve gemi adamları ile yolcuların güvenliğinin sağlanması yolunda küresel bir ihtiyaç doğmuştur. 1 Ocak 2017 yılında yürürlüğe giren IMO Kutup Kodu (Polar Code) bu ihtiyaca cevap vermek üzere hazırlandı.

Kutup Kodu; gemilerin tasarım ve donanımı, denizcilerin eğitimi ve kıyafetleri, yön tayin etme, arama ve kurtarma çalışmaları gibi konuların yanı sıra her iki kutup bölgesinin kendine özgü iklim ve çevre özelliklerine ve çevreyi olumsuz etkilerden koruma adına yapılabileceklere yer veriyor. Norveç'teki konferansta konuşan Kitack Lim, Kutup Kodu'nun kutup suları taşımacılığında çevre ve güvenlik standartlarını belirleyen en önemli girişim olduğunu vurguladı. 

 

Kabuklu deniz ürünlerinde mikroplastik saptandı

25/01/2017

microplastic.jpg
Birleşmiş Milletler'in tavsiye organlarından GESAMP'ın yürüttüğü çalışma sonucunda yayımlanan rapora göre, başta Asya ülkelerinin pazarlarında satışa sunulan balık ve kabuklu deniz ürünlerinden alınan örneklerde mikroplastiğe rastlandı.

Mikroplastik, çapı 5 mm'den fazla olmayan hatta 10 nanometre boyutlarına kadar inebilen küçük plastik partiküllerdir ve dünya okyanuslarına, kıyılara, yüzey sularına ve Kutup Bölgelerine kadar dağılmıştır.

GESAMP raporu, mikroplastiğin gıda güvenliği üzerindeki etkilerini anlamak için daha fazla araştırma yapma gerekliliğini ortaya koyduysa da mikroplastikle ilgili daha önce bilinmeyen bazı gerçeklere de ulaşıldı.

Mikroplastiğin oluşmasına neden olan faktörler arasında araç lastikleri önemli bir rol oynuyor. Aşınmış lastiklerin kauçuk partiküller şeklindeki tozları denizdeki mikroplastik kirlenmenin başlıca sebeplerinden olabilir.

Raporu hazırlayan uzmanlar bu konunun araştırılmasını ve gerekirse araç endüstrisi, atık su arıtma müdürleri ve ekotoksoloji uzmanlarıyla işbirliği yapılmasının önemli olduğunu belirtiyor. GESAMP, mikroplastik sorununu ve bunun deniz çevresine yönelik olası etkilerini 2010 yılında gündeme getirmiş ve ardından bir çalışma grubu kurarak bu raporu hazırlamıştır.

GESAMP'ın raporlarını ücretsiz olarak internet sitesinden okuyabilirsiniz: http://www.gesamp.org/publications

 

IMO Denizde Üstün Cesaret Ödülü için 2017 yılı adaylıkları bekleniyor

26.01.2017

Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS), IMO Denizde Üstün Cesaret Ödülü ile ilgili bir sirküler yayımlayarak Örgüt'ün bu seneki adayları beklediğini duyurdu.

IMO'nun ödül takvimine göre adaylıkların en geç 14 Nisan 2017 tarihine kadar bildirilmesi ve adaylığa konu edilen denizde üstün cesaret olayının 1 Mart 2016 - 28 Şubat 2017 tarihleri arasında gerçekleşmiş olması gerekiyor.

Adaylıklar yalnızca;

-Birleşmiş Milletler Üye Devletleri,

-uluslararası örgütler,

-IMO danışmanları statüsündeki sivil toplum örgütleri aracılığıyla yapılabilecektir.

Adaylıkların bildirileceği adres aşağıdaki gibidir:

ero@imo.org

veya: The Secretary General

          International Maritime Organisation

          4 Albert Embankment

         London SE1 7SR

         United Kingdom

Aday gösterme prosedürüne bağlantıdaki sirkülerin ekinden ulaşabilirsiniz.

http://www.denizticaretodasi.org.tr/Sayfalar/sirkulerdetay.aspx?duyuru=9603

 ____________________________________________________________________________________________________________________________________________________________

Kaynak: Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO - International Maritime Organisation) internet sitesi.

http://www.imo.org/en/Mediacentre/WhatsNew/Pages/default.aspx