CNR Avrasya Boat Show

28.04.2017

​Türkiye'de denizcilik sektörünün en büyük buluşması olan "CNR Avrasya Boat Show" artık deniz de. 03 - 07 Mayıs 2017 tarihleri arasında ATAKÖY MARİNA MEGA YAT Limanı'nda deniz severlerle buluşuyoruz!..

 

Düzenlendiği her yıl dünyada büyük yankı uyandıran ve deniz tutkunları ile Türkiye'de denizcilik sektörünün en büyük buluşması olan, CNR Avrasya Boat Show'a artık denizde de düzenleniyor.

 

Bu yıl denizde de yapılacak olan dünyanın en prestijli tekne ve yat fuarı olan "CNR Avrasya Boat Show – "On the Sea", Uluslararası Deniz Araçları, Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı", 03 - 07 Mayıs 2017 tarihleri arasında ATAKÖY MARİNA MEGA YAT Limanı'nda düzenlenecektir.

 

CNR Holding kuruluşlarından Pozitif Fuarcılık A.Ş. tarafından Deniz Endüstrisini ve Denizciliği Geliştirme Derneği (DENTUR) işbirliği ile düzenlenen fuar, Uluslararası Boat Show Organizatörleri Federasyonu (IFBSO) ve Uluslararası Denizcilik Endüstrisi Dernekleri Konseyi (ICOMIA) tarafından da desteklenmektedir.

 

Kaynak: cnravrasyaboatshow.com


Detaylı Bilgi

"PSC (Liman Devleti Kontrolü) Denetlemelerine Hazırlanma ve En Sık Görülen Tutulma Eksikliklerini Önleme Önerileri Eğitimi"

27.04.2017

Uluslararası denizcilik düzenlemelerine uyum sağlamak, PSC (Liman Devleti Kontrolü) Denetimlerine hazır olmak ve sıklıkla karşılaşılan  gemi tutulma eksikliklerini  ele almak üzere hazırlanan genel katılıma açık eğitim;

"Preparation for PSC Inspections and Recommendations to Avoid Most Common Detainable Deficiencies Training"

"PSC (Liman Devleti Kontrolü) Denetlemelerine Hazırlanma ve En Sık Görülen Tutulma Eksikliklerini Önleme Önerileri Eğitimi"
18 Mayıs  2017 ; Tuzla/İSTANBUL

ile ilgili ayrıntıları aşağıda  bilginize sunulmaktadır.
Eğitimin, başta gemi işletmeleri ve güvenlik prosedürlerinin uygulanmasına ilişkin karadaki ve gemideki tüm ilgili personel (emniyet, çevre ve kalite yöneticileri, operasyon yöneticileri, karada atanmış kişiler (DPA), şirket ve gemi güvenlik zabitleri, denetçiler, kaptanlar, gemi vardiya zabitleri ve mühendisleri) konumunda olan herkes için yararlı olacaktır.

Ayrıntılı bilgi edinmek için aşağıdaki duyuru ve bilgi formları ile ilgili  bağlantılara tıklayabilirsiniz;
Eğitim dili ve eğitim dokümanları İngilizcedir.
Eğitim Başvuru Formu
Eğitim Bilgi Formu (Türkçe)
Eğitim Bilgi Formu (İngilizce)

Eğitim Yeri: TÜRK LOYDU
Eğitim dili: Eğitim dili ve dokümanları İngilizcedir.
Bilgi için: egitim@turkloydu.org;
Tel: 0216 581 37 52 (Hakan AYDOĞDU); 0216 581 37 12 (Yasemin ÖZCAN)
Eğitim Ücreti: 700 TL/Katılımcı+ KDV

Önemli Not: Eğitim için en geç 10 Mayıs 2017 Çarşamba  saat 12:00 ye kadar başvuru yapılmalıdır. Kontenjan kısıtlıdır. Eğitimin yapılıp yapılamayacağı 11 Mayıs 2017 günü  kesinleştirilecektir. 
 
Türk Loydu ile iletişime geçip konu ile ilgili uzmanlardan yardım alabilirsiniz


Detaylı Bilgi

Avrupa Çevre Ajansı: “Yenilebilir enerji 2015 yılında Avrupa’nın karbon emisyonunu % 10 azalttı”

25.04.2017

Avrupa Çevre Ajansı (European Environment Agency-EEA) güneş ve rüzgarın, fosil yakıt bağımlılığını azalttığını ancak temiz enerji kapasitesinin halen yeterince hızlı büyümediğini belirtmekte.

Yeni bir güvenilir rapor; rüzgar ve güneş enerjisi kullanımındaki artışın, Avrupa'nın fosil yakıt tüketiminin ve sera gazı emisyonlarının 2015 yılında %10 civarında azalmasını sağladığını ortaya koymuştur.

Avrupa'nın tümünde, yenilenebilir enerji kullanımı 2013'teki % 15 rakamından % 16,7'ye yükselmiş ve Avrupa kıtasının yeni enerji kapasitesinin % 77'sine karşılık gelmiştir.

Ancak temiz enerjinin parlayışı halen, fosil yakıt kullanımını durdurmaya yetecek hızda ilerlememektedir.

Ayrıca, bir çok İskandinav ülkesinde enerji kapasitesinin % 30'una, Malta'da ise yalnızca % 5'ine yayılmaya başlayan yenilenebilir enerji, Avrupa çevresine dengesiz olarak dağılmıştır.

Avrupa Çevre Ajansı tarafından derlenen grafiklere göre; İngiltere, Avrupa'nın en iyi sera gazı emisyonu yoğunluğuna sahip ülkeleri arasında 7. sırada ancak, kişi başına düşen emisyonlar açısından orta sıralarda yer almıştır.

EEA çalışmasının yetkilisi Mihai Tomescu, Avrupa'nın yenilenebilir enerji artışının hızlanmış olduğunu fakat küresel ısınmayı 2C'de tutmaya yetecek hızda olmadığını belirtmektedir.

Tomescu Guardian'a yaptığı açıklamada, "Çalışmaların mevcut seviyesinin arttırılması gerek ve bu ister istemez ilave odaklar olmaksızın gerçekleşmeyecektir." demiştir.

EEA'nın raporuna göre Avrupa, 2020'ye kadar % 20 emisyon azaltımı ve yenilebilir enerjinin % 20 paya sahip olması hedefini genel olarak başarma yolunda.

Ancak, içten yanmalı motorları ve yakıt tedariğini yavaş yavaş kullanımdan kaldırmak hakkında zor kararlar alınması gerektiğinde; 2050 için daha iddialı bir hedef olan emisyonların en az % 80 azaltılmasının, 2030'dan sonra hız kazanmasına ihtiyaç olacaktır.

Avrupa'nın fotovoltaik sektörü temsilcisi SolarPower Europe Genel Müdürü James Watson, bugünün grafiklerinin geçen yılın küresel güneş enerjisi kapasitesindeki 50 GW'lık sıçrayışla uyumlu oldduğu belirtmiştir.

Watson, "Bu iyi bir başlangıç ve olumlu düşünmeliyiz ancak, Paris Anlaşması altındaki yükümlülüklerimizi yerine getireceksek, aslında yenilenebilir enerjideki büyümenin ve fosil yakıt tüketimindeki, özellikle de kömür santrallerindeki, düşüşün daha hızlı ve yeterli olması gerekecektir."

SolarPower Europe'un değerlendirmesine göre; son 10 yılda, 100 milyon ton yakıta eşdeğer elektrik üretimi yenilebilir enerjiyle sağlandı fakat, önümüzdeki 10 yılda 20 milyon tonu daha karşılaması gerekecektir.

Kaynak: https://www.theguardian.com


Detaylı Bilgi

HNS Sözleşmesi’ni ilk imzalayan Norveç oldu

25.04.2017

​2010 tarihinde IMO tarafından kabul edilen HNS Sözleşmesi, gemilerle taşınan tehlikeli ve zararlı yüklerin sebep olduğu zararların tazmini ve sorumluluğu hakkında hükümler içeriyor. Sözleşme, yürürlüğe girdiğinde, söz konusu yüklerin taşımacılığını yapan tüm gemiler için kapsayıcı ve birleştirici bir tazmin rejimi sağlayacak.

Sözleşmenin yürürlüğe girmesi için en az 12 devlet tarafından imzalanması koşulu bulunurken, Norveç HNS'ye taraf olan ilk ülke oldu.

IMO Genel Sekreteri Kitack Lim, "Tehlikeli ve zararlı maddeleri taşıyan gemilerin sayısı sürekli artmaktadır. Tankerler aracılığıyla her yıl 200 milyon tondan fazla kimyasalın ticaretinin yapıldığını görüyoruz. HNS 2010 sözleşmesinin yürürlüğe girmesi için tüm üye devletlerimize Norveç'i örnek almaları ve mümkün olan en kısa sürede sözleşmeyi kabul etmeleri çağrısında bulunuyorum," dedi.

Türkiye HNS 2010 protokolünün imzacısı olan 8 ülkeden biridir. Sözleşmenin teknik çalışması Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından tamamlanmış ve Sözleşme onay sürecinin tamamlanması için gerekli resmi süreçlerden geçmektedir.

1996 yılında ilk versiyonu yayımlanan sözleşmeye hiçbir ülke taraf olma sürecini tamamlamamıştı. 2010 HNS protokolü Norveç'in onayı ile tazmin rejiminin bir parçası olan diğer tehlikeli ve zararlı maddelerden kaynaklanan sorumlulukların da dâhil edilecek olması ümit verici bir gelişme oldu.

2010 HNS Sözleşmesi, HNS (tehlikeli ve zararlı madde taşıyan) kargoların dâhil olduğu vakalarda çevrenin temizlenmesi ve düzenlenmesi ile masrafların tazminini sağlamak için kapsamlı ve mevcut uygulamalara uyumlu bir zemin sunmayı amaçlıyor. Sözleşme, HNS kargolarından kaynaklı kazalar için gemi sahiplerini LLMC sözleşmesi limitleri ile maksimum sorumluluk sınırını göz önüne alarak sorumlu tutarken, HNS kargoları taşıyan gemilerde Devlet tarafından kabul edilip belgelendirilmiş sigorta bulundurmak da zorunlu uygulamalar arasında. Gemi sahibinin sorumluluğunu aşan veya sorumlu olmadığı durumlarda, HNS Fonu tazmin taleplerini karşılıyor. Toplam tazmin tutarı için üst sınırın mevcut döviz kuruyla 340 milyon USD olarak belirlendiği HNS Fonu'nun kaynağını, HNS kargolarının alıcılarının kazadan sonra ödeyecekleri katkı payları oluşturacaktır.

Sözleşme kapsamına alınan tehlikeli ve zararlı madde kargoları şunlardır:

-CLC ve IOPC Fon kapsamında olmayan petroller

-tehlikeli veya zararlı olarak tanımlanan diğer sıvı maddeler - kimyasallar

-sıvılaştırılmış gazlar -  LNG

-parlama noktası 60 °C'yi aşmayan sıvı maddeler - LPG

-konteynerlerde veya ambalajlanmış şekilde taşınan tehlikeli veya zararlı maddeler

-kimyasal tehlike yarattığı kabul edilen katı dökme malzemeler.

Kaynak: 1) 21.04.2017 tarihli IMO basın duyurusu.

http://www.imo.org/en/MediaCentre/PressBriefings/Pages/12-HNS-ratification-Norway.aspx

                 2) T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı kaynakları.


Detaylı Bilgi

Odesa’da Tahıl ve Denizcilik Günleri-2017 Konferansı, 23-27 Mayıs 2017

24.04.2017

Tahıl ve denizcilik firmalarından, tarım işletmelerinden, lojistik firmalarından ve uluslararası endüstriyel kuruluş ve birliklerden 500 kadar temsilciyi bir araya getiren "Odesa'da Tahıl ve Denizcilik Günleri-2017" Konferansı (Grain & Maritime Days in Odessa), 23-27 Mayıs 2017 tarihleri arasında, Ukrayna'nın Odesa kentinde düzenlenecektir. Konferans ile ilgili detaylı bilgiye http://www.maritimedays.odessa.ua/ internet adresinden erişilebilmektedir.

 

 

 

 


Detaylı Bilgi

Avrupa Birliği, deniz yolculuğunu daha emniyetli hale getirmek için yolcu kayıtlarını dijitalleştiriyor

21.04.2017

 

AB; bir kaza durumunda, arama ve kurtarma hizmetlerinin gemide bulunan insanlar hakkındaki bilgilere anında erişebilmesi için, gemide bulunan yolcuların kayıtlarını dijital ortama aktarma yoluna gidiyor. Kazazedelere ve ailelerine daha kolay yardım edilebilmesi amacıyla kayıtlı veriler yolcuların uyruklarını da kapsayacak.

Avrupa Konseyi'nin 21 Mart tarihinde, Avrupalı yolcu gemilerinde yolcuların ve mürettebatın kaydedilmesine ilişkin söz konusu yeni şartları da kapsayan güncellenmiş gereklilikleri kabul etmesiyle, bu konuda daha fazla ilerleme kaydedildi. Yolcu bilgilerine anında erişimin olması, örneğin arama ve kurtarma süreçlerinde kritik bir rol oynayabilir. Ayrıca, akraba ve ailelerin gereksiz yere endişelenmesini de önleyebilir.

Mevcut kurallara göre, yolcu kayıt bilgileri denizcilik şirketleri tarafından saklanıyor ve arama ve kurtarma merkezi acil bir durumda şirketin kayıt memuruyla iletişime geçiyor. Sistem, irtibat kurulacak kişinin mevcudiyetine bağlı olduğu için, kurtarma operasyonu başlamadan önce önemli bir sürenin harcanması riskini barındırıyor.

Yeni kurallara göre ise, veriler artık denizcilik şirketleri tarafından değil, elektronik ortamda saklanacak ve böylece ilgili idare tarafından derhal ulaşılabilir olacak. Ulusal Tek Pencereler (National Single Windows) ve Otomatik Tanımlama Sistemi (Automatic Identification System) bilgi gönderiminde kullanılacak iki araç olarak Avrupa Komisyonu'nun orijinal yasa tasarısına dâhil edilmiş, Avrupa Konsey'i tarafından da muhafaza edilmiştir.

Önerilen yeni kurallara göre; isim, doğum tarihi, cinsiyet ve -eğer yolcu isterse- acil durumda özel destek ihtiyacı ve uyruk kaydedilecek bilgiler arasındadır. Şimdiki durumda, kaydedilen bilgiler her zaman uyruğu kapsamıyor ve bu da kazazedelere ve akrabalarına yardım etmeyi daha da güçleştiriyor.

Bahse konu yasa tasarısı geçtiğimiz Haziran ayında Avrupa Komisyonu tarafından sunulmuştur ve AB yolcu gemileri emniyeti mevzuatının, deniz yolculuğunu daha emniyetli hale getirmeyi, kuralları basitleştirmeyi ve idari masrafları azaltmayı amaçlayan kapsamlı revizyonunun bir bölümünü oluşturmaktadır.

(Kaynak: Avrupa Komisyonu)

 

 


Detaylı Bilgi

13 & 28 No'lu Meslek Komite Toplantıları Hk.

21.04.2017

​13 No.lu Gemi Akaryakıt İkmal ve Sağlama Faaliyetleri ile 28 No.lu Gemi Yakıt ve İkmal Tanker Taşımacılığı Meslek Komiteleri'nin 20.04.2017 tarih ve 44 sayılı toplantısında; Milli İstihdam Seferberliği, Kabotajda çalışan gemilerin kılavuz kaptan alma muafiyeti hususlarında Üyeler arasında görüş alışverişinde bulunuldu.


Detaylı Bilgi

“Deniz Taşımacılığında Operasyon, Marketing ve Yönetimde İnovasyon” Semineri

21.04.2017

"Deniz Taşımacılığında Operasyon, Marketing ve Yönetimde İnovasyon" Semineri, 26 Nisan 2017

26 Nisan 2017 Çarşamba günü saat 14:00'da İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Salonunda, Omsan Denizcilik  Deniz Ticaret Müdürü Sn. Umur UĞURLU tarafından "Deniz Taşımacılığında Operasyon, Marketing ve Yönetimde İnovasyon" konulu seminer, ücretsiz ve katılımcı sınırlaması olmaksızın düzenlenecek, katılımcılara seminer katılım sertifikası verilecektir. Seminer alt başlıkları olarak;

 -          İnovasyon Nedir?

-           Yeni Fikirlerin Hayatımızdaki Yeri

-           Deniz Taşımacılığında Piyasa Analizi

-           Para Kazananlar / Para Kaybedenler

-           Denizcilikte Yeni Fikirler?

-           Lojistikte İnovasyon ( Arabam Tatilde)

-           İnovasyon ile Daha İyi Operasyon ve Daha İyi Marketing

-           Geleneksel de Başarılı Olabilir!! (dabbawalla analizi), konularına değinilecek olup,

Seminere katılım sağlayacakların isim ve iletişim bilgilerinin serkan.inal@denizticaretodasi.org.tr   adresine bildirmeleri gerekmektedir.

 


Detaylı Bilgi

2017 Dünya Odalar Yarışması, Sydney-Avustralya, 19-21 Eylül 2017

20.04.2017

Dünya Odalar Yarışması (World Chambers Competition), 2003 yılından itibaren, dünya genelinde ticaret ve sanayi odaları tarafından gerçekleştirilen en yenilikçi projeleri seçen tek evrensel ödül programıdır.

Yarışma, 19-21 Eylül 2017 tarihleri arasında, Avustralya'nın Sydney kentinde gerçekleştirilecek olan 10. Dünya Odalar Kongresi (World Chambers Congress) kapsamında düzenlenecektir. Söz konusu Yarışma'ya bir proje ile katılmak istiyorsanız, 4 Mayıs 2017 tarihine kadar http://applycompetition.iccwbo.org/ internet adresi üzerinden başvurunuzu yapabilirsiniz.

Her kategorideki dört finalist, Sydney'de gerçekleştirilecek olan Kongre'deki jüriye projelerini sunacak olup, finalistler ve kazananlar, 21 Eylül 2017 tarihinde düzenlenecek olan Kongre gala yemeğinde onurlandırılacaktır.

 


Detaylı Bilgi

DENİZDE SİBER GÜVENLİK

20.04.2017

 

Siber saldırıların deniz taşımacılığında risk yarattığı yönündeki endişeler gittikçe daha fazla hissediliyor. Ciddi boyutlarda kayıp yaşanması ihtimaline karşın, sigorta poliçelerinin bu kayıpları kapsamlarına alıp almadığıyla ilgili net bir uygulama bulunmamaktadır. 

Elektronik teknolojisi, gemilerin çalıştırılmasında uzun zamandır kullanılmasına rağmen başlangıçta karaya yalnızca birkaç noktadan bağlıydı ve daha çok gemilerin iç işletimine dâhildi. Bu "özerklik" de sistemin genel olarak dış müdahalelerden etkilenmeyeceğini garanti ediyordu.

Günümüzde neredeyse yeni gemilerin hepsinde makine dairesinin yönetiminden sorumlu yazılımlar kullanılmaktadır. Yazılımlar, makinelerin performanslarıyla ilgili temel verileri karadaki merkezlere ileterek bu merkezlerin olası sorunları önceden saptamasını ve yazılım güncellemelerini yapmasını sağlar. Böylece, sorunlar kritik boyutlara ulaşmadan önce gerekli bakımlar yerine getirilir.

Siber güvenlik uzmanlarına göre, işletim ve bilgi teknolojilerinin birleştirilmesi, internet üzerinden gemideki sistemlerin karayla olan etkileşimini artırarak deniz taşımacılığı için büyük bir risk oluşturuyor. Gemilerin işletim sistemine erişimi olan mürettebat veya karadaki kişiler farkında olmadan ya da kasten kötü yazılımların sisteme sızmasına neden olabilir. Bu türden vakaların doğru bir şekilde raporlanması, suçlayıcı bir yaklaşım benimsemekten çok verilecek eğitime bağlıdır. Mürettebatın durumu hızlıca kavrayıp manuel kontrol uygulamasına geçmesi halinde, siber saldırıların olumsuz sonuçları azaltılabilir. Elle kontrol mekanizmalarının düzenli olarak test edilmesi ve bakımlarının yapılması -ileri teknoloji dünyasında çoğunlukla ikinci plana atılsa da- önemli bir tedbirdir.

Gemi sahiplerinin sigorta şirketlerinden yana beklentisi, siber saldırı risklerinin ve potansiyel kayıpların poliçe kapsamına alınması yönündedir. Fakat çoğu sigorta şirketinin siber saldırılardan kaynaklanan zararları ya da iş aksamalarını poliçe dışında tuttuğu bildiriliyor. Olası siber saldırı kayıplarına karşı sigorta poliçelerine ek maddeler konulabilir fakat gemi sahipleri ile sigortacıların bundan önce yapması gereken şey geminin çalışmasını etkileyebilecek gerçek risklerin ne olduğunu ve gemi sahibinin ne türden önlemler alması gerektiğini belirlemek ve son olarak kapsam dışı olan konuları poliçeye dâhil etmektir.

Olası ve olasılık dışı olan risklerin değerlendirilmesi ve gerçek tehlikelerin ne olduğuna karar verilmesi şu anda daha çok anketlere, sızma testlerine ve yerinde yapılan denetimlere dayanmaktadır. ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı'nca yayımlanan raporlar da risklere gerçekçi yaklaşılmasına yardımcı olmaktadır. Öte yandan, daha fazla araştırmaya ve bağımsız tavsiyelere ihtiyaç olduğu ve yeni risklere karşı sürekli takipte olunması gerektiğine şüphe yoktur.

Kaynak: 15 Nisan 2017 tarihli "International Maritime Bureau".

 


Detaylı Bilgi
12345678910...
İMEAK Deniz Ticaret Odası