• Anasayfa
  • |
  • Deniz Ticaretinde Yeni Dengeler, Türkiye İçin Yeni Fırsatlar

Deniz Ticaretinde Yeni Dengeler, Türkiye İçin Yeni Fırsatlar

Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş üçüncü ayına girerken, barış görüşmelerinde henüz somut bir anlaşmaya varılamadı. Bununla birlikte ateşkesin devam ediyor olması, nihayetinde masada barışın kazanacağına dair beklenti ve temennilerimizi güçlendiriyor. Netice itibarıyla küresel ticaretin dengelerinin hızla değiştiği, enerji koridorlarının yeniden şekillendiği ve jeopolitik risklerin deniz ticaretine doğrudan yön verdiği bir dönemden geçiyoruz. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler, dünya ticaretinin ne denli hassas dengeler üzerinde ilerlediğini bir kez daha göstermiştir.

Kızıldeniz’de yaşanan güvenlik sorunlarıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nda artan belirsizlik, alternatif lojistik merkezlerinin ve güvenli ticaret koridorlarının önemini daha da artırmaktadır. Bu noktada Türkiye, jeostratejik konumu, güçlü liman altyapısı, gelişen deniz ticaret filosu ve üretim kapasitesiyle önemli fırsatlar yakalamaktadır. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında yer alan ülkemiz, yalnızca bir transit merkez değil, aynı zamanda yatırım, üretim ve lojistik üssü olma potansiyelini her geçen gün daha güçlü şekilde ortaya koymaktadır.

Nitekim ekonomi politikalarımızın da orta vadede ülkemiz lehine doğabilecek bu fırsatlara hazırlandığını memnuniyetle takip ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” kapsamında hayata geçirilen vergi düzenlemelerini bu çerçevede son derece önemli ve doğru adımlar olarak değerlendiriyorum. Yabancı yatırımcılara sunulan uzun vadeli vergi avantajları, İstanbul Finans Merkezi’ne sağlanan teşvikler ve doğrudan sermaye girişini hızlandıracak düzenlemeler, ülkemizin küresel yatırımcılar nezdindeki cazibesini artıracaktır. Bu kapsamda 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile iştirak kazancı istisnasından yararlanma şartlarının kolaylaştırılması da son derece önemli bir gelişmedir. Yurt dışındaki şirkete iştirak oranının yüzde 20’ye indirilmesi ve bu kapsamdaki istisnanın yüzde 50’den yüzde 80’e çıkarılması, özellikle Türk sahipli yabancı bayraklı gemi sahipleri açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekonomi yönetimimize teşekkür ediyorum.

Küresel denizyolu taşımacılığı son gelişmelerden olumsuz etkilenirken, bu krizin en ağır yükünü ise deniz çalışanları taşımaktadır. Hürmüz Boğazı ve çevresinde yaklaşık 20 bin gemi insanının mahsur kaldığı ifade edilmektedir. Denizcilerimizin can güvenliği her türlü ekonomik hesabın üzerindedir. Temennimiz, sorunun en kısa sürede çözüme kavuşması, mahsur kalan gemi insanlarının güvenli şekilde yollarına devam edebilmeleri ve bölgede kalıcı istikrarın yeniden sağlanmasıdır. Bu vesileyle tüm çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü de kutluyorum.

Nisan ayında Odamız adına iki önemli etkinlik gerçekleştirdik. Bunlardan ilki, Şile Yolu Çekmeköy mevkiinde 120 dönümlük alanda 22 bin fidanı toprakla buluşturarak oluşturduğumuz “Denizcilik Hatıra Ormanı”dır. 43 müzahir kuruluşumuz adına dikilen simgesel fidanlar, denizcilik camiamızın dayanışmasının ve ortak sorumluluk bilincinin güçlü bir göstergesi olmuştur. Bu vesileyle fidan dikim törenine katılan müzahir kuruluşlarımızın değerli başkanlarına teşekkür ediyorum.

Bir diğer önemli etkinliğimiz ise Deniz Ticaret Odamızın Ankara Ofisi’ni, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladığımız anlamlı bir günde hizmete açtık. Bu yeni temsil noktamız, kamu kurumlarıyla ilişkilerin daha etkin yürütülmesi, sektörümüzün talep ve beklentilerinin ilgili mercilere daha hızlı ulaştırılması ve çözüm odaklı çalışmaların daha verimli ilerlemesi açısından önemli bir işlev üstlenecektir.

Açılışımıza katılarak bizleri onurlandıran Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na, TOBB Yönetim Kurulu Üyelerine ve Denizcilik Genel Müdürümüz Sayın Ünal Baylan’a şükranlarımı sunuyorum. Gerçekleştirdiğimiz tüm bu çalışmalar, yalnızca bugüne değil, denizciliğimizin geleceğine yönelik güçlü bir iradenin ifadesidir. Deniz Ticaret Odası Yönetimi olarak, Türkiye’nin denizcilikte daha güçlü, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir bir geleceğe ulaşacağına inanıyor, bu doğrultuda güçlü iş birliği ve kararlı adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz.

Mayıs ayı, milletçe ortak değerlerimizi hatırladığımız önemli günleri de beraberinde getirmektedir. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, bağımsızlık mücadelemizin ilk adımının atıldığı, Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı tarihi bir gündür. Bu anlamlı gün vesilesiyle başta gençlerimiz olmak üzere milletimizin bayramını kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Ay sonunda idrak edeceğimiz Kurban Bayramı’nın da ülkemize, milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa barış, huzur ve kardeşlik getirmesini diliyor, tüm denizcilik camiamızın bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Kalın sağlıcakla...