Pandemi Sonrasının Gündemi “Yeşil Gelecek”…

İnsanlığın Kovid-19 ile mücadelesi sürüyor. Yeni mutant virüsler, içinde bulunduğumuz şu günlerde vaka sayılarındaki artışlar moralimizi bozsa da, birey olarak sorumluluklarımız henüz bitmese, hala tedbirlere en üst düzeyde uymak zorunda olsak da, aşılanan insan sayısı arttıkça normale girecek bir hayata kavuşma imkanı giderek artıyor. Biraz daha sabırla, çok da uzakta olmayan bir zaman diliminde Kovid savaşına artık son noktanın konulacağına inanıyorum.  

Küresel gündemin de, artık yeni konulara odaklandığını görüyoruz. Bu konular arasında etkilerini giderek artıran küresel ısınma ve iklim değişikliğine karşı yer kürede “yeşil gelecek” oluşturma çabaları ön plandaki yerini alıyor. ABD, yeni Başkanı Biden ile Paris İklim Anlaşması’na geri dönerken, yeni dönemde temiz enerji yatırımlarına hazırlanıyor. Avrupa Birliği ve Japonya şimdiden “2050 sıfır karbon toplumu” hedef ve stratejilerini açıkladılar.

Dünyanın en büyük bölgesel pazarı olan ve ülkemizin ihracatında tartışılmaz öneme sahip Avrupa Birliği, iklim değişikliği ve çevresel bozulmalara karşı sera gazlarının salınımının azaltılması için “Avrupa Yeşil Mutabakatı” (European Green Deal) olarak adlandırılan yeni bir sürdürülebilir büyüme stratejisini 2019 yılı sonunda yayınlayarak 2020 yılından itibaren uygulamaya koydu. Görünen o ki, yakın gelecekte Avrupa Yeşil Mutabakatı ve bunu takip eden diğer yeşil girişimler küresel ekonomide ve enerji sektöründe pek çok taşı yerinden oynatacak. Bu gelişmelere karşı ülke olarak hazırlıklı olmamız büyük önem arz ediyor.  

Yeşil Mutabakat, önümüzdeki dönemde özellikle sektörümüzü yakından ilgilendiren çok önemli düzenlemeler içermektedir. AB Yeşil Mutabakatının başarısının ulaştırma sisteminin sürdürülebilir kılınması ile mümkün olacağının altı çizilerek, 2050 yılında AB’nin karbon-nötr hedefine ulaşmak için ulaştırma sektörünün 2050 yılı ile emisyonlarının %90 azaltılması hedefi ortaya konulmuştur. Bu yolda denizcilik sektörü açısından kilometre taşı olarak 2030 yılında sıfır-emisyonlu gemilerin inşaya hazır olması belirlenmiştir.

Tüm bu gelişmeler, Türkiye’nin kendisine Yeşil Mutabakat konusunda bir yol haritası çıkarmasını zorunlu kılmaktadır. Kısa dönemde 2021-2030 yılları arasında ülkemiz açısından; gemi sahiplerinin enerji verimliliği tedbirlerini alarak yakıt tüketimlerini ve karbon emisyonlarını azaltması, gemi dizayner ve tersanelerimizin düşük emisyonlu gemilerin üretimine yönelmesi, yeşil modernizasyonlara yoğunlaşması, Ulaştırma ve Altyapı, Sanayi ve Teknoloji, Çevre ve Şehircilik, Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarının denizcilikte yeşil dönüşüm için regülasyonları geliştirmesi, teşvik tedbirlerini uygulamayı sokması ve denetim sistemini oluşturması büyük önem taşımaktadır. Bu eylemler ile yeşil dönüşümü gerçekleştirerek yenilenecek Türk Deniz Ticaret Filosu, Avrupa’ya coğrafi yakın olma avantajını kullanarak uzun dönemde 2030-2050 yılları ile karbon sıfır ekonomiye erişebilecektir.

DTO olarak bu dönüşüm sürecini yakından takip ediyor ve hazırlıklarımızı şekillendirmeye çalışıyoruz. Uygulamaya koyulacak tedbirler ve yapılacak düzenleme değişikleri karşısında Türk Sahipli Deniz Ticaret Filosunun hazırlık durumu ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Odamız bünyesinde “Deniz Ticaretinde İklim Değişikliği Tedbirlerinin Türk Sahipli Gemi Filosuna Etki Değerlendirme Analizi” projesi çalışması başlatılmıştır. Bu proje çerçevesinde ticaret filomuzdaki gemilerin mevcut durumunun yürürlüğe girecek düzenlemelere uyumunun ortaya konulması maksadıyla bir anket hazırlanmıştır. Hazırlanan anketin mümkün olduğunca filomuzdaki çok sayıdaki gemimiz için doldurulmasının, etki analizlerinin gerçekçi şekilde ortaya konulması açısından faydalı olacağına dikkatlerinizi çekmek isterim.    

Ayrıca, geçtiğimiz ay Ticaret Bakanlığımız tarafından Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur başkanlığında düzenlenen ve video konferans sistemi üzerinden gerçekleştirilen “Avrupa Yeşil Mutabakatı Durum Değerlendirmesi Toplantısı”na da iştirak ettim. Toplantıda, sürece ülkemizin uyumuna yönelik yürütülecek çalışmalar ele alındı. Tüm bu hazırlıklardan görüleceği üzere bu konuyu dikkate almama lüksümüz yok. İlk yatırımları yapan ve ilk adaptasyonu sağlayan ülkeler yeni dönemde ciddi bir avantaj elde edecekler.

Geçtiğimiz ay, beklediğimiz güzel haberi UAB Denizcilik Genel Müdürlüğümüzden aldık. Buna göre; Günübirlik Gezi Teknelerinin (Tenezzüh) Denize Elverişlilik Belgesinde belirtilen taşınmasına izin verilen yolcu sayısı 150'den az olan teknelerin tam kapasite ile sefere çıkmalarına izin verildi. Ticari Yatlar (İlkel Yapılı Ahşap Gemiler dahil),  turun kapalı grupla gelenlerle (aile, yakın akraba, arkadaşlar) yapılması durumunda  tam kapasiteyle faaliyet gösterebilecekler. Yolcu Gemisi, Yolcu Motoru, Feribot cinsinde seyir yapan gemiler ile ilgili tüm kısıtlamalar da kaldırıldı. Bu kararın, yaklaşan yeni turizm sezonu öncesinde  üyelerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Bu ay, gönüllerimizi aydınlatan, sofralarımıza bereket getiren Ramazan ayı başlıyor. Ramazan ayının, kalplerimize huzur, işlerimize bereket, ailemize, ülkemize ve İslâm âlemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

23 Nisan’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 101. yılı ile Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayacağız. Kurtuluş savaşımızın Başkomutanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, çocuklarımızın bayramını kutluyorum.

Kalın sağlıcakla.

Başkan'ın Mesajı