• Anasayfa
  • |
  • DTO AB ŞUBAT AYI BÜLTENI HK.

DTO AB ŞUBAT AYI BÜLTENI HK.

DTO AB Bülteni ŞUBAT 2012 Parlamento, deniz kirliliğinde daha sert limitler istiyor. Avrupa Parlamentosu’nun Çevre Komitesi 16 Şubat Perşembe günü gerçekleştirdiği toplantısında yakıtlarda sülfür emisyonu ile ilgili kuralların katılaştırılması yönünde oylama yaptı. Parlamenterler, Avrupa Birliği’nin IMO tarafından belirlenen sülfür limitlerinin de ötesine geçmesi gerektiğini dile getirdi. 2008 yılında AB tarafından imzalanan IMO kararı gereğince, sülfür emisyon kontrol bölgelerinde (ECA) fuel-oil sülfür limitinin %1,5 oranından %0.1’e çekilmesi isteniyor. Avrupa Komisyonu’nun bu konudaki önerisi 2020 itibariyle uygulamayı tüm AB sularında geçerli kılmak yönünde. Denizcilik kaynaklı emisyonların, kara bazlı emisyonları 2020 yılında aşacağını belirten Parlamenterler, uygulanacak olan limitlerin yalnızca sağlık açısından fayda sağlamak ile kalmayıp, ekonomik paydaşlar için de uyumlu bir çevre yaratacağını açıkladı. Denizcilik sektörü ise önerilen limitlere eleştiri ile yanıt veriyor. 2015 hedeflerine ulaşmanın imkansız olduğunu açıklayan sektör, Avrupa Birliği’nin IMO gereksinimlerinin ötesine geçmemesi gerektiği görüşünde. İsveç ve Finlandiya’nın da endişelerini ifade ettikleri konuda Parlamento oylaması Mayıs ayında gerçekleşecek. EMSA 2012 Çalışma Programı’nı yayınladı. Avrupa Birliği Deniz Güvenliği Ajansı EMSA 2012 yılı için geçerli olan çalışma programını yayınladı. Sektör ile daha yakın iletişim kurulmasının planlandığını gösteren 2012 programında ajansın öncelik vereceği konular da yer alıyor. Temel işlevi deniz güvenliği ve kirliliği olan ajans Komisyon ve üye ülkelere verdiği hizmetlerin kalitesi ve sürdürülebilirliğini sağlayacak. Deniz kazalarında oluşan yakıt kaynaklı deniz kirliliği, gerekli önlemlerin alınması ve uygulanması konusunda AB üyelerinin yanısıra komşu ülkelere de destek verilecek. 2012 yılı için belirlenen görevlerini yerine getirmek, deniz güvenliği kurallarının uygulamasını denetlemek ve sektörü takip etmek için öngörülen bütçe ise yaklaşık 55 milyon €. Deniz Taşımacılığını ‘daha yeşil’ yapabilmek için sektörün görüşleri alınıyor. Avrupa Komisyonu, gemilerden kaynaklanan sera gazlarını azaltmak için alınabilecek olası tedbirler ile ilgili internet üzerinden halka açık bir istişare yürütüyor. 12 Nisan’a kadar sürecek olan uygulama kapsamında Avrupa Birliği’nin 20/20/20 stratejisi için paydaşlardan geribildirim elde edilecek. 2020 yılına kadar sera gazlarında %20 azalma hedefleyen 20/20/20 stratejisi yalnızca teknik önlemler ile sera gazlarının yarattığı olumsuz etkilerin engellenemeyeceğini savunuyor. Uluslararası deniz taşımacılığı küresel CO2 emisyonlarının %3’ünü oluşturuyor ve önlem alınmadığı takdirde 2050 yılında iki katından fazlasına ulaşmış olacak. Bu sebepten ötürü, Avrupa Parlamentosu ve AB üye ülkeleri, konu ile ilgili uluslararası bir anlaşma olmasa bile, Komisyon’un harekete geçmesi için çaba sarf ediyor. İngiltere gemi güvenliği kuralları ile ilgili uyarı aldı. Yolcu gemilerinde yeni standartlar ve kuralların uygulanması için gerekli kanunu henüz kabul etmeyen İngiltere’ye Avrupa Komisyonu’ndan uyarı geldi. Kabul edilmesi gereken kanun, teknik düzenlemelerin yanı sıra, asbestos içeren maddelerin kullanımının yasaklanması, yolcuların güvenli şekilde çıkışını sağlayacak acil durum ışıklandırmalarının kurulması ve farklı bedenlere uygun can yeleklerinin bulundurulması gibi gereklilikler yer alıyor. 2010 yılında kabul edilen yolcu gemilerinin standartları ve güvenliği ile ilgili direktifin, 29 Haziran 2011 tarihine kadar yasalaştırılması gerekiyordu. Uygulama için alınan tedbirler hakkında Komisyon’u tamamen bilgilendirmeyen İngiltere, yasalaştırma sürecinde sorumluluğunu yerine getirmedi. İngiltere iki ay içerisinde Komisyon’u AB kanunları ile tam uyum sağlamak için attığı adımlar hakkında bilgilendirmediği takdirde, Komisyon davayı AB Adalet Divanı’na gönderebilir. Kaynakları daha iyi anlamak ve kullanmak için deniz tabanı haritası Deniz tabanının haritasının çıkartılması temalı çalıştay Şubat ayının ilk haftasında Avrupa Parlamentosu’nda gerçekleşti. Parlamentonun ev sahipliği yaptığı çalıştayda, akademisyenler, komisyon yetkilileri ve sektör temsilcileri deniz tabanı haritası çıkartılmasının kaynakların daha iyi anlaşılması ve kullanılması açısından olası faydalarını tartıştı. Yapılan araştırmalara göre, deniz tabanı haritalarından elde edilen veriler deniz ve denizcilik faaliyetleri ile ilgili yatırım yapacak işletmelerin daha bilinçli kararlar verebilmelerine yardımcı olacak. Dolayısıyla, haritalandırma hem Ortak Balıkçılık Politikası, hem de AB Denizcilik Politikası açısından büyük önem taşıyor. Çalıştayda konuşma yapan Avrupa Birliği Denizcilik ve Balıkçılık Bakanı Maria Damanaki, erişilebilir bilginin eksikliğinin denizcilik ekonomisini sekteye uğrattığını söyledi. Deniz ve denizcilik alanında faaliyet gösteren aquaculture, derin deniz madenciliği gibi sektörler açısından da bu bilgilerin önemine değinen Damanaki, sualtı dünyasını tam olarak göremesek bile, geliştirilen yöntemler vasıtasıyla artık daha iyi anlama potansiyelinin bulunduğunu belirtti. Avrupa Yatırım Bankası’ndan temiz enerjiye daha fazla destek Avrupa Yatırım Bankası, son dört yılda dünyadaki enerji projelerine 48 milyar Euro kredi verdi. Gerçekten de, Avrupa Yatırım Bankası enerji sektörüne, taşımacılık sektörü hariç, diğerlerinden daha çok katkı sağlıyor. 2010’daki 72 milyar € toplam kredi portföyü ile Avrupa Yatırım Bankası Dünya Bankası’na kıyasla daha çok kredi sağladı. Bu ölçekte yatırım, dünya çapındaki ülkelerde, uluslararası anlaşmalara dayalı siyasi çözümlerin zor olduğu zamanlarda, sera gazı emisyonlarının azaltılması konusunda önemli bir ilerleme sağlanmasına yardımcı olabilir fakat Avrupa Yatırım Bankası’nın kredi öncelikleri ve enerji yatırım portföyü durumu daha da kötüleştirebiliyor. Yeni AB üye devletlerinde, Avrupa Yatırım Bankası çoğunlukla,bu ülkeleri sürdürülemez enerji sistemlerine mecbur bırakan yüksek karbon enerjisini destekliyor. Avrupa Yatırım Bankası’nın, yatırım fırsatları bulmanın zor olduğunu öne sürdüğü Orta ve Doğu Avrupa gibi bölgeler için; küçük ölçekli yenilenebilir enerji projelerini destekleyen teknik yardım ve hedefe yönelik araçlar geliştirmesi gerekiyor. Bu, aynı zamanda hükümetleri esnek güç nakil şebekeleri inşa etmeye teşvik edecektir. Avrupa’yı fosil yakıtlara olan bağımlılığından vazgeçirmek kolay olmayacak fakat eğer Avrupa Birliği’nin kendi bankası bu zorlu görevi kabul etmezse, kimin edeceği merak konusu oluşturuyor. Üye ülkelerin AB kaynaklarına erişimi kolaylaşıyor. KOBİler, bilimadamları, öğrenciler, yerel yönetimler ve AB fonlarından faydalanmak isteyen üye ülkelerdeki paydaşların mali desteklere erişimi, yapılan yeni düzenlemeler çerçevesinde daha kolay hale getiriliyor. Komisyonun bütçe ve finansal programlamadan sorumlu yetkilisi Lewandowski yaptığı açıklamada AB fonlarının sağladığı ek kaynakların sürdürülebilir ekonomik büyüme çabasında önemli rol sahibi olduğunu vurguladı. Mali kaynaklara erişim sürecini kolaylaştırmak istediklerini belirten Lewandowski, fonları labirent gibi değil, daha kullanıcı dostu yapmaya çalıştıklarını belirtti. Yürürlükte olan uygulamalar kapsamında, uyum projeleri belgelerinin 10 seneye kadar saklanması gerekiyor. Bazı projeler için bu süre 15 yıla kadar çıkıyor. Yeni kurallar çerçevesinde bu süre 5 seneye çekilecek. STK ve KOBİlerin bu uygulamayı faydalı bulacağı düşünülüyor. Araştırma projelerinde mali desteğin verilmesi için geçen sürenin de 350 günden 100 güne düşürülmesi hedefleniyor. Bütçe raporlamalarında otobüs biletleri gibi düşük miktarlı harcamaların belgelerinin de uzun süre saklanması gerekiyordu ve kaybolan benzeri belgeler sorunlara yol açıyordu. Yeni kurallar gereğince, denetçiler bu tür belgelere değil, projenin etkililiği ve kalitesine odaklanacak. Avrupa Birliği Ermenistan’la serbest ticaret müzakerelerini başlatıyor. AB, ekonomik büyümeyi ve yatırımları arttırmak üzere Doğu Avrupalı Ortağı Ermenistan'la derin ve kapsamlı bir serbest ticaret anlaşmasına varılabilmesi için müzakereleri başlatma yönünde karar aldı. Müzakereler modern, şeffaf ve tahmin edilebilir ticaret ve yatırım ortamında hayati önem kazanan konuları kapsayacak ve sadece pazara giriş koşullarını ele almakla kalmayıp aynı zamanda Ermenistan'la AB arasında daha yakın bir ekonomik entegrasyona yardımcı olacak düzenleyici yakınlaşmaya da odaklanacak. AB'nin Ticaretten sorumlu Komisyon Üyesi Karel De Gucht konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Serbest ticaret müzakerelerinin başlatılması, Ermenistan'la olan ticaret ilişkilerimiz açısından bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Ekonomik bağlarımıza yeni bir derinlik ve amaç kazandıracak olan yeni bir aşamaya giriyoruz. AB, Ermenistan'ın ticaret ortakları arasında ilk sırada yer almaktadır; derin ve kapsamlı bir serbest ticaret alanı Ermenistan'a, Avrupa Tek Pazarına daha avantajlı erişim imkânı sağlayacak ve böylelikle ülkedeki ekonomik büyümenin hızlanmasına da yardımcı olacaktır." Serbest ticaret alanı, Doğu Ortaklığı ve Avrupa Komşuluk Politikası çerçevesinde Temmuz 2010'dan bu yana Ermenistan'la müzakere edilmekte olan daha geniş Ortaklık Anlaşmasının bir parçası olacak. AB, daha yakın bir ekonomik entegrasyon yoluyla Ermenistan'daki siyasi istikrar ve güvenliğin geliştirilmesini amaçlamaktadır. Serbest ticaret alanının Ermenistan'ın ihracat kapasitesini çeşitlendirip kuvvetlendirmesi ve 500 milyon tüketicisiyle AB pazarına etkin bir şekilde erişimin önünü açması bekleniyor. Avrupa Komisyonu ilk Rekabet Forumu’nu gerçekleştirdi 2 Şubat 2012 günü Avrupa Komisyonu’nda ilki gerçekleşen European Competition Forum, Komisyon Başkanı José Manuel Barroso’nun açılış konuşması ile başladı. Avrupa Birliği’nin devamlılığı ve sürdürülebilir kalkınma için rekabetin önemi konusuna odaklanan forum, akademi, iş dünyası ve medya temsilcilerinden oluşan panelistleri bir araya getirdi. Rekabet ortamının önemi, eşit bir rekabet ortamı yaratmak, devlet teşviklerinde yapılması gereken reformlar, kriz döneminde rekabetçi olmak gibi konuların tartışıldığı forum 3 panelden oluşuyordu. Panelistler rekabet ve rekabetçilik kavramlarını tartışmaya açarak pazarın büyümesinde rekabetin önemini vurguladı. Avrupa Parlamentosu üyesi Sharon Bowles, rekabet politikaları ve uygulamalarında daha fazla şeffaflığa ihtiyaç olduğunu dile getirirken, Ericsson Yönetim Kurulu Başkanı Leif Johansson diğer kıtaların yakından takip edilmesi ve Avrupa rekabet modelinin uluslararası pazarı Avrupa’ya çekmek için kullanılması gerektiğini vurguladı. Firmalar üzerinde rekabet baskısı olmasının inovasyon açısından önemine dikkat çeken Danimarka Rekabet Kurumu Genel Müdürü Agnete Gersing, rekabeti iyileştirmek için kuralların etkin şekilde uygulanması ve pazarların uluslararasılaşmaya açık olmasının önemine değindi. AB üye ülkeleri dışından da katılımcıların bulunduğu toplantıda, ekonomi, rekabet ve teşvikler alanında çalışan katılımcılar fikirlerini paylaşma ve networking yapma fırsatı da elde ettiler. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı forumda, AB rekabet politikasının paydaşlarla birlikte güçlendirileceği, forum benzeri çalışmaların politika yapıcılar için önemli veriler ürettiği dile getirildi. Türkiye’deki zengin biyoçeşitliliğin korunmasına AB desteği Türkiye’deki olağanüstü biyoçeşitliliğin gelecek nesiller boyunca korunmasına yardımcı olabilmek amacıyla, Avrupa Birliği nesli tehlike altında bulunan yabani türlerin korunması ve hayvan ve bitkilerin yasadışı ticaretinin önlenmesi için Türkiye’ye yaklaşık olarak 1.3 milyon €’luk destek sağlıyor. Proje, 7 Şubat 2012 tarihinde gerçekleştirilecek bir etkinlik ile yürürlüğe konuldu. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Tibor Varadi, eşleştirme projesinin amacını oluşturan nesli tehlike altındaki yabani hayvan ve bitki türlerinin korunması konusunun, Türkiye’deki biyoçeşitliliğin gelecekteki sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Avrupa Birliği tarafından sağlanan katkı, Türkiye’nin ‘Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme’, yani CITES’i uygulamasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Türkiye, CITES’e taraf olduğu 1996 yılından bu yana zengin yabani türlerini korumak ve nesli tehlike altında olan hayvan ve bitkilerin yasadışı ticaretini engellemek amacıyla çalışmalar yürütmektedir. Bilgilerinizi arz ve rica ederiz. Saygılarımızla, Murat TUNCER Genel Sekreter Dağıtım: Gereği Bilgi: Tüm Üyelerimiz (Web) - Sn. Sefer KALKAVAN TOBB DTO’ları Konsey Başkanı - Meclis Başkanlık Divanı - Yönetim Kurulu Bşk. ve Üyeleri - Sn. Erol YÜCEL TOBB Türkiye Deniz.MeclisiBşk.