• Anasayfa
  • |
  • DTO AB HAZIRAN AYI BÜLTENI HK.

DTO AB HAZIRAN AYI BÜLTENI HK.

DTO AB Bülteni HAZİRAN 2011 AB seçim sonuçlarını müzakereler ve reformlar için olumlu değerlendirdi Avrupa Birliği, Türkiye’de 12 Haziran günü %87 oranında rekor bir katılımla gerçekleştirilen genel seçimlerde, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin oyların %49,9’unu alarak sandıktan birinci parti çıkmasını ülkenin reform süreci ve AB katılım sürecinde ilerleme kaydedilmesi açısından ümit verici olarak değerlendirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ve partisini başarısı dolayısı ile kutlayan AB Konseyi ve Komisyonu Başkanı, sonucun, Türkiye’nin demokratik kurumlarının güçlenmesi ve modernleşme sürecinin Avrupa değerleri ve standartları ile uyum içerisinde devam etmesi adına bir fırsat olduğunu dile getirdi. Avrupa Parlamentosu Başkanı Herman Van Rompuy ise yeni hükümetin yenilenmiş bir kararlılık ve enerji ile AB müzakere sürecine devam etmesini ve öngörülen Anayasa değişikliğini şeffaf ve kapsayıcı bir çerçevede en kısa zamanda gerçekleştirmesini umduğunu ifade etti. Anayasa değişikliğinin yanı sıra AB, Türkiye’den; hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, ifade ve medyanın özgürlüğü, yerel yetkilerin güçlendirilmesi ve azınlık hakları konularındaki reform sürecine hız verilmesini bekliyor. AB Bakanlığı kuruluyor 60. hükümet, Türkiye’deki genel seçimler sonrasında Bakanlar Kurulu’nun yeniden yapılandırılmasını öngören bir kanun hükmünde kararname kabul etti. Bakanların sayısının azaltıldığı yeni düzenlemede mevcut sekiz Devlet Bakanlığı iptal edilirken, altı yeni bakanlığın oluşturulmasına karar verildi. Bu amaçla sadece icracı bakanlıklardan oluşan daha küçük bir kabinenin oluşturulması öngörülüyor. Buna göre, başbakan ve 4 başbakan yardımcısının yanı sıra kabinede 20 bakan görev alacak. Yeni kurulacak Bakanlıklar çerçevesinde ayrıca bir Avrupa Birliği Bakanlığı oluşturulması öngörülüyor. Bu amaçla, 10 yıldır hizmet veren Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nin Bakanlık olarak yeniden yapılandırılması planlanıyor. Devlet Bakanı ve AB Müzakerecisi Egemen Bağış yeni kurulan AB Bakanlığının Türkiye’nin katılım ve reform süreci konusunda kararlılığına işaret ettiğini açıkladı. Türk balıkçılara AB standartlarında eğitim verilecek Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’nın öğretim üyeleri ile Sarıyer’deki balıkçıların, AB standartlarında eğitim almasının sağlanması için sertifika programı açılması planlanıyor. 10 gün sürecek olan eğitimde balıkçılıkta bilincin arttırılması, balık türlerinin ve denizin korunması, Türkiye balıkçılığı, Boğaz ve Marmara balıkçılığı, Ege ve Akdeniz balıkçılığı, av yasakları, kıyı alanı yönetimi, balıkçı kooperatif ve birlikleri, ulusal ve uluslararası örgütler ve su ürünlerinin depolanması gibi konular ele alınacak. Sarıyer’de balıkçılık ve balık satışı alanlarında faaliyet gösteren kurum ve kişilere sürdürülebilir balıkçılık eğitimi verilmesini amaçlayan proje, AB hibe fonları aracılığı ile karşılanacak. Ücretsiz verilecek eğitimin sonunda 20 kadar başarılı adayın Norveç’e gönderilmesi öngörülüyor. Eğitime katılanlara Avrupa’da balıkçılık yapabilecekleri AB sertifikası ve AB kartı verilecek. Davutoğlu’ndan AB’ye yeni dönemde 7 işbirliği önerisi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine yönelik olarak 7 maddelik bir işbirliği paketini, seçimden önce AB’nin dikkatine sunduğu belirtiliyor. Söz konusu paket çerçevesinde Türkiye’nin AB tarafından talep ettiği düzenlemeler aşağıdaki şekilde ifade ediliyor: ? Türkiye’nin aynen 2005 yılına kadar uygulamada olduğu gibi AB Zirvelerine katılımının temin edilmesi; ? Dışişleri Bakanının, Türkiye’yi ilgilendiren bölgesel ve uluslararası gündem maddelerinin ele alındığı AB Dışişleri Bakanları toplantısına katılımının temin edilmesi; ? Batı Balkanlar dahil ilgili bölgesel konularda siyasi direktörler düzeyinde gayri resmi görüşmelerin gerçekleştirilmesi; ? AB siyasi direktörlerinin, 2004 yılına kadar uygulamada olduğu gibi aday ülkeler ile görüşmelerde bulunmasının sağlanması; ? Balkanlar için Çalışma Grubu (COWEB) toplantılarının daha sık düzenlenmesinin temin edilmesi; ? AB Siyasi ve Güvenlik İşleri Komisyonu’nun AB’deki Daimi Türk Temsilciliği ile daha sık görüşmelerde bulunmasının temin edilmesi ve ? Türkiye ve AB arasındaki stratejik diyalog konusunda uygulanabilir işbirliği detaylarının görüşülmesi için bir komite kurulması. Polonya ekonomik büyüme ve Avrupa’nın güvenliği için çalışacak 2011 yılı başından itibaren Avrupa Birliği’nin (AB) dönem başkanlığını yürüten Macaristan, 1 Temmuz itibari ile başkanlığı Polonya’ya devrediyor. Polonya son olarak 31 Mayıs tarihinde kabul ettiği iş planı ile 2011 yılı ikinci yarısında yürüteceği öncelikli üç politik alanı; Avrupa’da ekonomik büyümenin desteklenmesi, AB enerji, gıda ve askeri güvenliğinin geliştirilmesi ve Avrupa’nın dış dünyaya açılım politikalarına devam edilmesi olarak belirledi. AB’de 2014-2020 dönemine ilişkin çok yıllı bütçe planlamasına ilişkin ilk görüşmelerin gerçekleştirileceği Polonya Dönem Başkanlığı çerçevesinde, ekonomik alanda; İç Pazarın güçlendirilmesi, elektronik ticaret piyasasının geliştirilmesi ve büyüme için AB bütçesinin yatırım olarak kullanılması hedefleri bulunuyor. Polonya, ekonomik yönetişimin iyileştirilmesi ardından, AB’nin yeniden rekabetçi bir ekonomi olabilmesi için, 2020 Avrupa stratejisinin AB bütçesi ve Uyum Fonu yardımı ile hayata geçirilmesini savunuyor. Enerji, gıda ve askeri güvenliğin geliştirilmesi alanında ise Avrupa dış enerji politikasının belirlenmesi için ilk adımların atılması, Ortak Tarım Politikasında reform yapılması, dış sınırlardaki güvenliğin arttırılması ve AB-NATO işbirliğinin geliştirilmesi öngörülen eylemler arasında yer alıyor. Polonya Başkanlığı döneminde aynı zamanda, özellikle AB’nin Doğu ve Güneydeki komşularına yönelik genişleme politikasının tam olarak uygulanmasını ve Hırvatistan ile katılım anlaşmasının imzalanmasını umuyor. Bulgaristan ve Romanya’nın Schengen Bölgesi’ne katılımı Mayıs 2012’den önce beklenmiyor Avrupa Birliği (AB) İçişleri Bakanlarının 9 Haziran tarihli toplantısında Bulgaristan ve Romanya’nın Schengen Bölgesi’ne dahil edilmesi süreci görüşüldü. Avrupa Parlamentosu’nun daha önce onayladığı, iki ülkenin vatandaşlarının AB’de serbest dolaşımına, Danimarka başta olmak üzere Fransa ve Almanya gibi üye devletler yolsuzluk ve organize suç ile mücadele konusunda yetersiz oldukları gerekçesi ile karşı çıkıyordu. İçişleri Bakanlarının toplantısında olumlu bir sonuç çıkmazken, konunun Eylül ayında hazırlanacak raporun ardından yeniden görüşülmesine karar verildi. Konsey, Bulgaristan ve Romanya için, ortak sınırlara öncelikle havaalanları daha sonra kara ve deniz sınırlarının dahil edileceği iki aşamalı bir katılım süreci üzerinde duruyor. Yine de bazı Üye Devletlerde 2012’de gerçekleştirilecek genel seçimler göz önüne alındığında, katılım kararının 2012 yılı Mayıs ayından önce alınması muhtemel görünmüyor. AB vatandaşları kaçak göç sebebiyle Schengen Bölgesi'nin genişlemesine sıcak bakmıyor. Aynı zamanda Schengen veritabanındaki gizli bilgilerin Bulgar mafyası tarafından ele geçirilmesi de duyulan endişelerin başında yer alıyor. AB Maliye Bakanları denizcilik sektöründe karbon fiyatlandırması istiyor Avrupa Birliği’nin Maliye Bakanları, Mayıs sonunda düzenledikleri toplantıda, iklim değişiminin etkilerinin asgari düzeye indirilmesi, sera gazı salınımlarının azaltılması ve iklim değişimi sonuçlarının bertaraf edilmesine yönelik fon oluşturulması amacı ile uluslararası deniz ve hava taşımacılığında bir karbon fiyatlandırma sisteminin tesis edilmesini istedi. Bakanlar Konseyi bu amaçla, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Uluslararası Sivil Havacılık Örgütüne (ICAO) birer mektup göndererek, rekabetin olumsuz etkilenmesi ve karbon sızıntısının önüne geçilmesi için bir an önce bu konuda küresel bir politika geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Karbon fiyatlandırma politikası, karbon salınımında belirlenen üst seviyeyi aşan şirketlerin ilave emisyon salınımı için ücret ödemesi anlayışına dayanıyor. Avrupa Birliği, 1997 yılından bugüne, denizcilik sektöründe karbon düzenlemelerinin IMO nezdinde belirlenmesini bekliyor ve Kyoto sonrası imzalanacak uluslararası bir anlaşmaya denizcilik sektöründe alınacak önlemlerin de dahil edilmesini istiyor. Avrupa Komisyonu, 8 Nisan tarihli raporunda, gemicilik ve havacılık sektörlerinde uygulanacak ton başına 50 Dolarlık bir karbon fiyatlandırma sisteminin dünya çapında 24 milyar Dolar gelir yaratacağını hesaplamıştı. IMO ise karbon fiyatlandırma konusunun örgütleri bünyesinde uzun bir süredir görüşülmekte olduğunu ve bu konuda önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirtiyor. Karbon fiyatlandırması konusunun IMO Çevre Koruma Komitesi’nin 4-15 Temmuz tarihli toplantısında gündeme alınması bekleniyor. Komisyon yeni Sülfür Yönergesi için Paydaşların Görüşünü Aldı Avrupa Komisyonu, gözden geçirilmiş yeni Sülfür Yönergesi’ne ilişkin taslak metni henüz açıklanmasa da, gemilere yakıt tedariğinde etkin bir kontrol sistemi geliştirilmesi konusundaki mevzuatın, 2008 yılında revize edilen MARPOL EK VI ile uyumlaştırılmasının öngörüldüğünü açıklamıştı. Komisyon son olarak yeni Yönerge önerisi hakkında gemi sahipleri dahil ilgili sektörel temsilciler ile bir istişare toplantısı düzenledi. Gözden geçirilmiş Sülfür Yönergesi, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren yakıtlarda kullanılan sülfür oranının %0,1’in altında olmasını ve gözetim ve uygunluğun güçlendirilmesini öngörüyor. Denizcilik sektörünün yeni düzenlemelere uyumu konusunda alternatif yöntemlerin görüşüldüğü toplantıda; düşük sülfürlü Deniz Yakıtı (Marine Gas Oil - MGO), temizleyiciler ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) kullanımı ele alındı. Katılımcılar, Emisyon Kontrol Alanında seyreden gemiler için %0,1 altında sülfür içeren 45-50 ton MGO’nun temin edilmesinin zor olduğunu not düşerken, temizleyicilere ilişkin teknik sorunlara ancak 2017 ve 2020 yılları arasında çözüm bulunmasının beklendiğini dile getirdiler. Yakıt olarak LNG kullanımı konusunda ise yeni teknolojiye uygun gemi yapımı yatırımlarının net bir siyasi irade ve kararlar ile desteklenmesi gerektiğini vurguladılar. Toplantıda aynı zamanda, Baltık Denizi ve Kuzey Denizi’ndeki kısa mesafe deniz taşımacılığı kapsamında alternatif taşımacılık yöntemlerinin uygulanabilirliği görüşüldü. Avrupa Komisyonu ise gemicilik alanında yeni teknolojilerin geliştirilmesi için öngörülen teşvik modellerini katılımcılar ile paylaştı. Buna göre, Komisyon, uygulama tarihinden 3 yıl önce gerçekleştirilen yatırımlar için %20 ve uygulamadan 1 ila 3 yıl önce gerçekleştirilen yatırımlar için %10 geri ödeme planının benimsenmesini öngörüyor. AB Taşımacılık Beyaz Kitabı AP’de Görüşüldü Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Komisyonu tarafından 28 Mart tarihinde açıklanan Taşımacılık Beyaz Kitabını gündemine aldı. Parlamenterler Dieter-Lebrecht Koch ve Peter van Dalen tarafından yönetilen toplantıya, ilgili AB kurum ve organizasyonları ve denizcilik sektörü temsilcileri katıldı. Toplantıya katılan Bağımsız Tanker Sahipleri Uluslararası Birliği INTERTANKO Direktör Yardımcısı Kristian R. Fuglesang, taşımacılık konusunda AB mevzuatının Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) bünyesinde kabul gören hukuki düzenlemeler ile uyum içerisinde geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Fuglesang aynı zamanda, deniz bölgelerinden çıkarılan petrolün yarısından fazlasının taşımacılığının Hint Okyanusu’nda korsanlık tehdidi altındaki önemli rotalardan gerçekleştirildiğini, bu sebeple korsanlık ile mücadelede hep birlikte dik bir duruş sergilenmesinin önemli olduğunu dile getirdi. Paris MoU Listeleri Açıklandı Paris Liman Devleti Denetimi Mutabakat Zaptı (Paris MoU) Mayıs ayında gerçekleştirdiği 44. toplantısında 2010 yılı denetim sonuçları ile bayrak ülkeleri ve tanınmış kuruluşlara ilişkin yeni performans listelerini açıkladı. Yeni listeler 1 Temmuz 2011 tarihinden itibaren geçerli olacak. Listede bayrak ülkeleri, 3 yıl içerisinde en az 30 denetim yapılan gemilerin denetleme ve alı konma rakamları uyarınca siyah, gri ve beyaz olmak üzere üç risk kategorisinde değerlendiriliyor. Türkiye, 2008-2010 Paris MoU listesinde de Beyaz Listede yer alıyor. 2010 yılı Beyaz listesinde en iyi bayrak ülke Bermuda, Birleşik Krallık olurken, en yüksek performansı gösteren tanınmış şirket Registro Italiano Navale (RINA) oldu. EMSA’dan HNS Kirliliğine Müdahale Kapasiteleri hakkında Rapor Avrupa Deniz Emniyeti Ajansı (EMSA), Tehlikeli ve Zararlı Maddelerden (HNS) kaynaklanan deniz kirliliğine karşı hazırlıklı olma, acil müdahale ve işbirliği konusunda AB Üye Devletlerinin Politika ve Operasyonel Müdahale Kapasitelerine ilişkin bir rapor yayımladı. 2008-2010 yılları için güncellenen envanter, üye devletlerin yetkili mercileri tarafından iletilen bilgi ve veriler uyarınca hazırlandı. Rapor, AB ve EFTA kıyılarında gerçekleşecek muhtemel bir deniz kirliliği vakasında üye devletlerin tepki gösterme kapasitelerini değerlendiriyor. Bu bağlamda, üye devletlerdeki yetkili otoriteler, politikalar ve önlemler listeleniyor. 2010 raporu aynı zamanda Avrupa sularında bugüne kadar meydana gelen HNS kaynaklı deniz kirliliği ve müdahale donanımlarına ilişkin bilgi sunuyor. EMSA’nın websitesinde yayımlanan raporda; hazır bulunma kapasitesi ve müdahale kaynakları açısından mevcut farklılıklar sebebi ile üye devletler arasında kapasite karşılaştırması yapmanın güç olduğuna dikkat çekiliyor. Konsey EMSA Yönetmelik Önerisi hakkında Pozisyonunu Açıkladı Avrupa Komisyonu, 2010 yılı Kasım ayında hazırladığı yasa teklifinde, EMSA’nın yetkilerini düzenleyen 1406/2020/EC sayılı Yönetmelikte değişiklik yapılmasını ve kurumun yetkilerinin üçüncü AB Denizcilik Paketi doğrultusunda genişletilmesini önermişti. Bununla birlikte, AB Üye Devletleri Ulaştırma Bakanları, Mart ayında düzenledikleri toplantıda bütçe kısıtlamalarını gerekçesi ile öneriye kısmen karşı çıkmıştı. AB Taşımacılık Konseyi, son olarak Haziran tarihinde düzenlediği toplantıda; bütçesel sorunlar ve halihazırda Üye Devletler seviyesinde yürütülen yetkiler ile çakışacağı gerekçesi ile EMSA’nın yetkilerinin ancak kısıtlı çerçevede genişletilmesini onayladığını bir kez daha ifade etti. Öneri kapsamında idari yetkinin, Üye Devletlerin temsil edildiği EMSA Yönetim Kurulu’ndan İdari Direktör ve Avrupa Komisyonu’na kaydığına inanan Bakanlar, denetim politikasının ve EMSA İdari Direktörünün belirlenmesi konularında Yönetim Kurulu’nun yetkili olmasını istiyor. Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Knut Fleckenstein tarafından yasa teklifi hakkında hazırlanan rapor ise Komisyonun önerilerini destekliyor. Yönetmeliğin kabulü için Konsey ve Parlamentonun uzlaşması gerekiyor. Komisyon’dan Avrupalı gemi şirketlerine denetim Avrupa Komisyonu 17 Mayıs 2011 tarihinde, konteynır taşımacılığı alanında faaliyet gösteren bazı şirketlerde ön bildirimsiz denetim gerçekleştirdiği bilgisini kamuoyu ile paylaştı. Komisyon yaptığı basın açıklamasında, bahse konu denetimlerin, Avrupa Birliği’nin İşleyişine ilişkin Antlaşmadaki kısıtlayıcı ticari uygulamalar, karteller ve piyasadaki dominant rolü yasaklayan kartelleşme karşıtı kuralları ihlal ettiğine inandığı bazı şirketlerde yapıldığını belirtti. Yapılan açıklamada denetime tabii tutulan şirketlerin adı açıklanmazken, denetimin Avrupa Komisyonu yetkilileri ile ilgili ulusal rekabet yetkilileri tarafından yürütüldüğü ifade edildi. Gemi Trafiği Gözetim ve Bilgi Sisteminin uygulanmasına ilişkin 9 ülkeden görüş talep edildi Avrupa Komisyonu; Belçika, Estonya, Fransa, Macaristan, Avusturya, Polonya, Portekiz, Finlandiya ve Birleşik Krallık’tan gemi trafiği gözetim ve bilgi sisteminin tesis edilmesi hakkında AB mevzuatının iç hukuka aktarılmadığını belirterek ilgili 9 ülkeden gerekçeli görüş istedi. AB üye devletleri tarafından 30 Kasım 2010 tarihine kadar yasalaştırılması gerekli gemi trafiği gözetim ve bilgi sistemi mevzuatı, AB’de gemi kazalarından kaynaklanan kayıpların ve çevresel tahribatın önlenmesini amaçlıyor. İlgili üye Devletlerin gerekçeli görüş talebine iki ay içerisinde cevap vermemesi halinde Komisyon’un, Avrupa Adalet Divanı’na başvurma hakkı doğuyor. Komisyon, Liman Devleti Kontrol Yönetmeliğinin uygulanmasına ilişkin 7 ülkeden gerekçeli görüş istedi Avrupa Komisyonu, Belçika, Rum Hükümeti, Estonya, Fransa, Polonya, Birleşik Krallık ve Portekiz’i Avrupa Birliği’nin (AB) Liman Devleti Kontrol rejimine uymaları konusunda uyardı. Komisyon, Üye Devletlerin AB’nin Liman Devleti Kontrol Yönetmeliği’ni uygulamaya koymaları için 31 Aralık 2010 tarihine dek süre vermişti. Komisyon yaptığı açıklamada yedi üye devletin söz konusu Yönetmelik için gerekli olan önlemleri almadıklarını ve bunun hem Avrupa’daki deniz ve limanların güvenliğini hem de denizcilik alanındaki rekabeti tehdit altına aldığını kaydetti. AB 3. Denizcilik Paketi düzenlemelerinin parçası olan Liman Devleti Kontrol Yönetmeliği’ne göre yüksek riskli gemiler her altı ayda bir, orta derecede riskli gemiler her on iki ayda bir, düşük derecede riskli gemiler ise her üç yılda bir liman devleti tarafından denetimden geçmektedir. Potansiyel risk taşıyan gemilerin denetimindeki aksaklıklar hususunda yedi ülkeden gerekçeli görüş isteyen Avrupa Komisyonu, üye devletlerin iki ay içinde önlem almaması halinde konuyu Avrupa Adalet Divanı’na taşıyacak. Avrupa için Ortak Seyahat Planlayıcısı Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Taşımacılıktan sorumlu Üyesi Siim Kallas, 6 Haziran 2011 tarihinde Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenen Akıllı Ulaşım sistemleri ITS Konferansı’nda, taşımacılık sanayini Avrupa için ortak bir seyahat planlayıcısı tasarlamaya çağırdı. Komisyon Üyesi Kallas yaptığı açıklamada, tüm Avrupa ülkeleri ve ulaşım sistemlerini kapsayacak ortak bir seyahat planlayıcısı ile AB vatandaşlarının, seyahatlerini internet üzerinden alabilecekleri tek bir bilet ile planlamalarını hedeflediklerini belirtti. Kallas, ortak seyahat planlayıcısı sayesinde trafikteki yoğunluk ve ulaşımdan kaynaklanan çevre kirliliğinin azalacağını, ulaşım için daha az yakıt kullanılacağını ve vatandaşlar için maliyetlerin düşürüleceğini ifade etti. Komisyon, paydaşların, ortak seyahat planlayıcısı hakkındaki önerilerini 9 Eylül 2011 tarihine dek iletmelerini istiyor. Önerilerin 15 Ekim–15 Kasım 2011 tarihleri arasında Avrupa Komisyonu Taşımacılık Genel Müdürlüğü websitesinde oylamaya sunulacağı ve profesyonel bir jüri tarafından değerlendirileceği açıklandı. Eurovignette Anlaşması için AB’de Üçlü Diyalog Avrupa Parlamentosu (AP) ve Konsey, 23 Mayıs 2011 tarihinde yapılan toplantıda “Eurovignette” olarak bilinen, ağır yük kamyonlarının vergilendirilmesi sistemindeki gözden geçirilmiş değişiklik önerisi için ikinci okuma safhasında anlaşmaya vardı. Buna göre, Üye Devletler, dış ve iç altyapı masrafları gibi vergilerden elde ettiği geliri emniyetli araba parkları gibi taşımacılık sektöründeki projelere ve yine gelirlerinin en az %15’ini TEN-T Trans Avrupa Ağı projelerine aktaracak. Söz konusu gelirin kullanım esasları şeffaf olup, toplam miktarı ve hangi projelere aktarılacağı detaylı olarak açıklanacak. Ayrıca Eurovignette Yönetmeliği Taslağı’na göre ağırlığı 12 tondan az yük taşıyan kamyonlar alınacak vergilerden muaf tutulacak. AB ton balığı balıkçılığını denetleme programı başlatıyor Topluluk Balıkçılık Denetim Ajansı (Community Fisheries Control Agency - CFCA) 15 Mayıs’tan 15 Haziran tarihine kadar sürecek olan Akdeniz ve Doğu Atlantik’te ton balığı avlanma sezonunda balıkçı teknelerinin ortak ve etkin denetimini amaçlayan Ortak Dağıtım Planı çerçevesinde Üye Devletlerin denetim ve kontrol araçlarını koordine etmeyi planlıyor. CFCA ile Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden Kıbrıs, Fransa, Yunanistan, İtalya, Malta, Portekiz ve İspanya’nın AB Üye Devleti olan ve olmayan ülkelerin gemilerine yönelik olarak uygulayacağı denetim sırasında 22 tekne ve 9 hava devriyesi kullanılması öngörülüyor. 2011 sezonunda ton balıklarının ıslahına ilişkin planın uygulamaya konulmasını sağlamak hedefindeki denetim sırasında 232 gün denizde, 152 gün kıyıda ve 198 saat havada çeşitli eylemler gerçekleştirilecek. Balıkçılığa ilişkin teknik önlemler 2012 yılının sonuna kadar uzatıldı Avrupa Birliği (AB) Bakanlar Konseyi balıkçılıkta teknik önlemlerin 2012 yılının sonuna kadar uzatılmasına izin veren yönetmeliği kabul etti. Bu bağlamda, Ortak Balıkçılık Politikası çerçevesinde planlanan reform ve AB düzeyinde yeni ve daimi teknik önlemlere olan gereksinim çerçevesinde yeni bir düzenleme yürürlüğe girene kadar eski düzenlemenin uzatılmasına karar verilmiş oldu. İngiltere ve Portekiz’in Konsey’de aleyhte oy kullandığı ilgili Yönetmelik daha öncede 30 Haziran 2011 tarihine kadar uzatılmış ve Komisyon’un teknik önlemlerin düzenlenmesine ilişkin 2008 yılında hazırladığı öneri Konsey tarafından reddedilmişti. AB’den ton balığı avlanmasında Libya yasağı Avrupa Komisyonu, Üye Devletlere, Libya sularında ton balığı yakalanmaması ve Libya bayraklı gemilerden ton balığı satın alınmaması çağrısında bulundu. Komisyon, Libya’yı, Uluslararası Atlantik Ton Balıklarını Koruma Komisyonu’nun (ICCAT) öngördüğü yükümlülüklere uymamakla suçlarken, Libya bayraklı gemiler tarafından yakalan ton balığının yasadışı balıkçılık olduğunu vurguluyor. Avrupa Birliği Balıkçılık ve Denizcilikten sorumlu Komisyon Üyesi Maria Damanaki, Libya ile anlaşma sağlanıncaya kadar AB gemilerinin Libya balıkçılık bölgesinde avlanma yapmayacağını açıklamış, Libya bayraklı gemilerin balıkçılık faaliyetlerinin Üye Devletler tarafından denetlenmesini istemişti. 15 Mayıs tarihinde açılan bir aylık ton balığı avlanma sezonunda AB’nin 5.570 ton avlanma kotası bulunuyor. Güney Kıbrıs gemilerin kontrolü konusunda önlemleri alıyor Avrupa Komisyonu geçtiğimiz Ocak ayında Kıbrıs Rum Hükümeti’nin de içinde bulunduğu altı Üye Devlete (Belçika, Estonya, Fransa, Polonya, Portekiz ve İngiltere) AB’nin yeni gemi kontrol düzenlemelerini uygulamadıkları gerekçesi ile uyarıda bulunmuştu. Bu kapsamda, geçtiğimiz Mayıs ayında Kıbrıs Rum Hükümeti Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı Erato Kozakou Markoulli, Kıbrıs limanlarına varan gemi kontrollerine ilişkin AB düzenlemelerini uygulamak için gerekli yasanın hazırlandığını ve Bakanlar Kurulu’nda onaylandığını, yürürlüğe girmesi için parlamento onayının beklediğini belirtti. AB Gelecek Dönem Araştırma ve Yenilikçilik Önceliklerini İstişare Ediyor Avrupa Birliği (AB) 7. Çerçeve Programı’nın (7 ÇP) yerini alacak Ortak Stratejik Çerçeveye ilişkin olarak, Avrupa Komisyonu’nun Şubat 2011 tarihli Yeşil Kitabı uyarınca, gerçekleştirilen istişare süreci geçtiğimiz Mayıs ayında sona erdi. AB’de araştırma ve yenilikçiliğin finansmanı hususunda önemli değişiklikler öneren Yeşil Kitapta, finansmana erişimin kolaylaştırılması, finansmanın bilimsel ve ekonomik etkisinin arttırılması gibi öneriler yer alıyor. Bahse konu öneriler AB’nin 2013 yılı sonrası bütçesi kapsamında değerlendirilecek. Avrupa Komisyonu’nun, istişare sürecinin sonuçları ışığında araştırma ve yenilikçiliğe ilişkin yeni önerilerini 2011 yılı sonuna kadar sunması beklenmektedir. Ayrıca Komisyon, araştırma ve yenilikçiliğin finansmanına ilişkin yeni AB programının isminin belirlenmesi için 17 Haziran tarihine kadar sürecek bir yarışma düzenlemektedir. Avrupa Parlamentosu, geçtiğimiz ay, 7. ÇP’nin yarı dönem gözden geçirmesine ilişkin taslak bir karar kabul etmiş; idari yönetim, bürokrasi ve şeffaflık eksikliği, gerekçesiz gecikmeler gibi pek çok sorun bahse konu gözden geçirme kapsamında ele alınmıştı. Balıkçılıkta sürdürülebilir en yüksek ürün için gelecek yıl kotaları Avrupa Komisyonu, AB sularında 2012 yılına ilişkin balıkçılık fırsatlarının belirlenmesine ilişkin düzenlemelere yönelik raporunu sundu. Komisyonun yaz döneminde kamuoyu ile istişare sürecini tamamlaması ve sonbaharda Toplam İzin Verilen Av Miktarına (TACs) ve 2012 yılı kotalarına ilişkin önerilerini sunması bekleniyor. Bahse konu Komisyon raporunda, avlanma limitlerinin yeni yöntemlerle hesaplanması ve balık stoklarının durumuna ilişkin yeterli bilimsel verinin bulunmaması durumunda kotaların %25 oranında azaltılmasına ilişkin öneriler yer alıyor. Komisyon, her yıl balıkçılık fırsatlarına ilişkin bir rapor hazırlamaktadır. 2012 yılına ilişkin kotalar ve toplam izin verilen av miktarına ilişkin iki önemli değişiklik öngörülmektedir. Öncelikle, daha basit ve açık yöntemler uygulanması yolu ile kararların daha ziyade bilimsel öneriler doğrultusunda alınmasının sağlanması, sürdürülebilir en yüksek ürüne ulaşılması ve bilimsel önerilerin erişilebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda, sürdürülebilir en yüksek ürün ilkesine göre aşırı balık avlanmasının önüne geçilmesi, AB balıkçılık filolarının karlı hale getirilmesi, tutulan balıkların tekrar denize bırakılmasının önüne geçilmesi, deniz kirliliğinin ve CO2 salınımının engellenmesi planlanmaktadır. Avrupa Birliği ve Dört Deniz Araştırma Projesi İspanya’nın Barselona kentinde bulunan Uluslararası İlişkiler ve Kalkınma Çalışmaları Merkezi, Avrupa Komisyonu’nun desteklediği “Avrupa Birliği ve Dört Deniz” isimli proje çerçevesinde, “AB çevresinde çokuluslu bir aktör müdür?” konulu semineri 6-7 Haziran 2011 tarihlerinde düzenledi. Istituto Affari Internazionali (IAI), European Policy Centre (EPC) ve Paralleli isimli üç düşünce kuruluşunun düzenlediği seminerde AB’nin çevresinde bulunan Akdeniz, Karadeniz, Hazar Denizi ve Baltık Denizi için hazırladığı politikalarda, bölgesel ve alt bölgesel işbirliği prensiplerine ve dost ve ortak ülkeler ile çevrili bir Avrupa vizyonuna uygun davranılması konusunda fikir birliğine varıldı. Seminerde, İtalyan düşünce kuruluşu Istituto Affari Internazionali’nin temsilcisi Michele Comellu, Akdeniz’in büyüklüğü, çevreleyen ülke ve limanlardaki halkın heterojen yapısı sebebi ile kırk yılı aşkın Avrupa – Akdeniz İşbirliği’ne rağmen alt-bölgesel işbirliklerinin zor olduğunu vurguladı. Ajanda 4-12 Haziran -Avrupa Balıkçılık Haftası, http://www.ocean2012.eu/ 8 Haziran -Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu (Strazburg) -Coreper I -Coreper II 9 Haziran -Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu (Strazburg) -Coreper I -AB İçişleri Bakanları toplantısı, Lüksemburg 10 Haziran -AB İçişleri Bakanları toplantısı, Lüksemburg -AB’nin Siyasi ve Güvenlik Komitesi -AB’nin Enerji Konseyi, Lüksemburg 14 Haziran -AB’nin Siyasi ve Güvenlik Komitesi 15 Haziran -Coreper I -AB’nin Siyasi ve Güvenlik Komitesi -Avrupa Ekonomi ve Sosyal Komitesi Genel Kurulu, Brüksel -Avrupa Parlamentosu Balıkçılık Komitesi toplantısı 16 Haziran -AB’nin Ulaştırma, Telekomünikasyon ve Enerji Konseyi -Coreper II -2012 Geleceğin Okyanusları etkinliği, Avrupa Komisyonu, http://www.ocean2012.eu/ -Baltık Bölgesi için AB Stratejisi konulu konferans, Baltık Denizi Grubu (iSBG) 17 Haziran - İstihdam, Sosyal Politika ve Sağlık ve Tüketici Konseyi -AB Dışişleri Konseyi -Coreper II 20 Haziran -AB’nin Euro Grubu Bakanlar toplantısı, Lüksemburg -AB’nin Ekonomi ve Bakanlar toplantısı -Avrupa Parlamentosu Ulaştırma ve Turizm Komitesi toplantısı 21 Haziran -AB’nin Çevre Bakanları toplantısı -AB’nin Siyasi ve Güvenlik Komitesi 22 Haziran -Avrupa Parlamentosu Mini Genel Kurulu, Brüksel 24 Haziran -AB Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi 27 Haziran -AB’nin Tarım ve Balıkçılık Konseyi 28 Haziran -AB’nin Tarım ve Balıkçılık Konseyi -AB’nin Siyasi ve Güvenlik Komitesi 29 Haziran -Coreper I -Coreper II 1 Temmuz - AB Dönem Başkanlığının Macaristan’dan Polonya’ya devri Bilgilerinize arz ve rica ederiz. Saygılarımızla, Murat TUNCER Genel Sekreter Dağıtım: Gereği Bilgi: Tüm Üyelerimiz (Web) - YK Başkan ve Üyeleri